Aile Terapistleri ebeveynler ile bir takım olarak işbirliği içinde çalışmaktadırlar. Aile Terapisi hakkında 4 tipik yanlış kanı bulunmaktadır.

  1. Aile terapisi uzun sürüyor. Çocukların veya gençlerin sorunlarını iyileştirmek çok daha hızlıdır.
  2. Aile Terapisti çocuklarının sorunları ile ilgili olarak ebeveynleri şuçlar.
  3. Aile Terapisi, her seans sırasında tüm ailenin orada bulunmak zorunda olması anlamına gelir.
  4. Aile Terapisinin faydası yoktur.

Şimdi burada bu yanlış kanıları ortadan kaldıracak gerçeklere bakalım.

Pek çok kişi “terapi” kavramını duyduğunda, sorunu için sıfır ya da olabilecek en az gelişmeyle yıllarını terapistin koltuğunda geçiren tipik bir Woody Allen karekterini gözünde canlandırır. Haydi bununla yüzleşelim artık: kısıtlı sonuçlarla uzun yıllar süren geleneksel “konuşma terapisi” kötü bir isim kazanmıştır. Ebeveynler “Aile Terapisini” duyduklarında, bitmek bilmeyen, sonu olmayan terapi türlerinden biri olduğunu düşünürler. Bu Aile Terapisi hakkında bilinen ilk yanlış kanı ünvanını taşımaktadır.

En başından beri Aile Terapisi “kısa süreli bir terapi” olarak bilinmektedir. Beni Aile Terapisine ilk başta yönlendiren de bu olmuştur. Yirmi yıl önce, Oyun Terapistiyken, miniklerimi nasıl daha hızlı ve etkili bir şekilde iyileştirebilirim diye yollar aramaya başlamıştım. Araştırmalarım beni Aile Terapisi alanında uzman terapist olan ve bir çocuğun ihtiyacı olan ortalama seans sayısının yedi olmasını gerektiğini vurgulayan Jay Haley’in atölye çalışmasına yönlendirmişti. “Yedi seanslık bir iyileşme süreci” bu kelimeler zihninde belirmişti ve ardından o zaman orada aradığım şeyi bulduğunu fark etmiştim. Bu sonsuza kadar sürebilecek olan geleneksel bireysel terapi değildi. Bu sorunu hızlıca çözüp çocuğun ilerlemesini sağlayacak olan bir terapiydi. Atölye çalışmasından birkaç ay sonra, Aile Terapisi Enstitüsünde Jay’den aile terapisini öğrenmek için Washington’a uçuyordum.

Aile terapisi kısa süreli tedavidir.

Birçok ebeveyn terapistin çocuklarının sorunu için kendilerini suçlayacaklarına inanır. Yoksa neden terapist ebeveynleri çocuğun terapisine dahil etsin ki? Çocuğunun problemi olan ebeveynler çocuğu mutsuz olduğu ya da okulda sorun çıkarttığı için zaten çoktan kendilerini kötü hissediyorlardır. Terapistin kendilerini suçlamasıyla ya da onlara “işlevsiz” etiketini koymasıyla daha da kötü hissetmek istemezler. Ebeveynlerin, Aile Terapistini aramayı düşündüklerinde bu durumdan kaçmak istemelerine şaşmamalı. Bu da Aile Terapisi hakkında ikinci yanlış kanı ünvanını taşımaktadır.

Aile Terapisiyle ilgili en temel kavram “katılma” kavramıdır. “Katılma” terapistin ailedeki her bireye saygı duyarak, onları dikkatlice dinlemesi anlamına gelir. Terapist ebeveynlerden, ebeveynlik kurallarını ve sonuçlarını tutarlı hale getirmek gibi belirli yönlerini değiştirmelerini isteyebilir. Bizim, Terapist olarak tavsiye ettiklerimizden biri; ebeveynlerin birbirleriyle olan iletişiminde belli yönleri, tavırları değiştirmektir; mesela çocukların önünde tartışma veya bağırma gibi. Ayrıca çocuklara yemek, kıyafet gibi konularda daha çok seçenek sunulmasını veya bilgisayar, tablet veya telefon gibi teknolojiyle geçirdiği vakitlerinde bir süre sınırlamasını da tavsiye edebiliriz. Fakat Aile Terapisti, çocuğun tedavi sürecinde daha etkili olabilmek adına, sadece çocukla değil çocuğun ebeveyniyle de iyi ilişki içerisinde olması gerektiğinin bilincindedir.

Aile terapisti ebeveynler ile beraber bir takım olarak işbirliği içinde çalışır.

İnsanların çoğu Aile Terapisini tüm aile bireylerini her seansta bir odada aynı anda bulunmaları olarak düşünürler. Bu düşüncede olan ebeveynler terapiye zaman ayarlamak konusunu bir kabus olarak görür. Günümüzde bir ailenin haftada bir kez bile olsa hep beraber aynı anda yemek masasına oturması bile oldukça zor iken terapistin ofisine hep beraber gitmek de bundan farklı olmasa gerek.

Bu Aile Terapisi hakkında bilinen üçüncü yanlış kanı ünvanını taşımaktadır.

Virginia Satir ve Mara Selvini Palazzoli gibi Aile Terapisinin öncüleri tüm aile üyelerinin seans sırasında beraber olmalarını tercih etmişlerdir. Ben bu şekilde çalışmıyorum. İlk seansta çocuğu ebeveynleri ile beraber görerek başlıyorum ve sonra ebeyenler ile yalnız devam ediyorum. Bazen sadece ebevenyler ile çalışıyorum çocuğu hiç görmeden. Eğer bir çocuk değil bir ergen söz konusu ise anneyi ve kızını veya baba ve oğlunu veya ergen ile onun kardeşini görmek durumunda olabilirim. Daha sonra, yaşlı bir çocuk ya da gencin endişe, panik atak ya da arkadaşlarıyla ilgili zorluklar gibi belli bir problemi olduğunda, birkaç seans için çocuğu tek başına görebilirim.

Aile Terapistleri esnektirler ve problemi hızlıca ve etkili bir şekilde çözmek için her bir aile bireyiyle ne yapılması anlamlı ise o şekilde çalışırlar.

Bazı ebeveynler kendi deneyimlerinden fark etmişlerdir ki, bu terapi yöntemi etkisizdir. Terapistin ofisinde yıllarca süren duyguları hakkındaki konuşmaları, onların depresyonlarını yenmeye veya kaygı ve paniklerini ortadan kaldırmaya yardımcı olmamıştır ve artık sadece antidepresan kullanmaya başlayarak daha iyi hissetmişlerdir; çünkü onlar için terapi kendi kişisel problemlerinde etkili değildir, terapi neden çocuklarında da ilaçla tedaviden daha etkili olmalıdır? Bu da Aile Terapisiyle hakkında bilinen dördüncü yanlış kanı ünvanını taşımaktadır.

Aile Terapisi bireysel konuşma terapisinden oldukça farklıdır. Aile terapisti, her insanın yalnızca bir birey olmadığı, aynı zamanda birçok sosyal grup ya da sosyal sistemin parçası olduğu bilinci ile çalışır. Bir çocuğun davranışı, onun ait olduğu sosyal grubundaki, en çok ve özellikle ebeveynleri ve kardeşleriyle etkileşimdedir. Çocuğun ait olduğu diğer bir sosyal sistem ise öğretmenleri ve arkadaşlarıdır.

Aile Terapisti tabi ki de çocuğun mizacının önemini inkar etmez. Bazı çocuklar doğduklarından itibaren diğerlerinden daha hareketlidir. Bazıları daha utangaç ve hassastır. Bu aslında en hızlı değişimi başarmak için sistemde nereye odaklandığımıza ilişkin bir sorudur.

Aile terapisti, çocuğun bireysel ruhunda veya çocuğun beyninin kimyasında (epilepsi gibi gerçek bir nörolojik bozukluk olmadıkça) bir sorunun kaynaklarını aramak yerine çocuğun sosyal bağlamına bakar.

Bir çocuk babası işten çıkarıldığı için endişeli ve dikkati dağılmış halde olabilir. Bir erkek çocuğu ebeveynlerinin yüksek sesli tartışmalarına şahit olduğu ve onların boşanacaklarından korktuğu için diğer çocuklara vurabilir ve onları tekmeleyebilir. Bir kız çocuğu abisi hayatta başarısız diye okulda başarısız olabilir. Çoğu insana göre bunların birbirleriyle alakası yoktur ama bir Aile Terapistine göre bunlar görünmez tehditleriyle beraber içiçe geçmiş haldedir. Aile Terapisti çocuğun sosyal bağlamı içerisinde dikkatli hedeflemeler yaparak sorunlu davranış veya duyguları çözmede çok etkilidir.

Aile terapisi ailenin içindeki kendi gücünü kullanarak iyileştirdiği için etkilidir.

Sizin için Aile Terapisine gerek var mı? İşte size bu soruyu cevaplamanıza yardımcı olabilecek bir anekdot: Geçen hafta bir anne kendisi, eşi ve okuluna adapte olamayan yedi yaşındaki oğlu için bir randevu ayarlamak üzere beni aradı ve dedi ki: “Biz oğlumuza bir durum veya mental bozukluk teşhisi koyacak bir terapist aramıyoruz, biz oğlumuzun başarılı ve mutlu olması için ne yapmamız gerektiğine dair pratiğe yönelik biraz tavsiye almak istiyoruz’’. Eğer sizin de amacınız bu anneninki gibi ise işte o zaman sizin içinde Aile Terapisi iyi bir seçenek olacaktır.

Yazar: Marilyn Wedge (Ph.D.)
Çeviren: Sema Işık
Kaynak: psychologytoday

Libido Dergisi’nde yayımlanan, Libido Dergisi yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.

Yazar:

Libido Dergisi, psikanaliz, felsefe ve insan bilimleri alanlarında makale, deneme ve çevirileri içeren iki aylık bir psikanaliz dergisidir. Genel okur-yazar kitlede psikanaliz kuramlarına duyulan ilgilinin artması, psikanalizin yaygınlaşmasını amaçlamaktayız. Psikanaliz kuramlarına duyulan ilginin gelişmesi amacıyla farklı psikanaliz akımları hakkında en tutarlı akımları ve bilgileri okuyucu ile buluşturarak dergimizi ve psikanaliz hakkındaki Türkçe yazıları geliştirmeye çalışmaktayız.