Antik Yunan’da dramayı katarsis için kullandılar. Herkesin bildiği gibi tiyatro, duygulara dokunup benlik saygısı oluşturabilir ve yalnızlık duygusunu azaltabilir.

Ancak drama terapisi bu duygusal kazanımları başka bir düzeye taşır. Terapötik hedefleri gerçekleştirmek için kasıtlı olarak drama ve tiyatro işlemlerini kullanır. Bu hedefler, semptomların hafifletilmesini, duygusal ve fiziksel entegrasyonu, kişiler arası becerilerin ve ilişkilerin geliştirilmesini ve kişisel gelişimi içerebilir.

Ulusal Drama Terapi Birliği’ne (NADT) göre, bu yöntem etkin ve deneyseldir. Katılımcıların hikayelerini anlatmaları, hedefleri belirlemesi, sorunları çözmesi, duygularını dışa vurmaları veya katarsise ulaşmaları için bir bağlam sağlar. NADT, drama terapistleri için mesleki yeterlilik standartlarını oluşturmak ve yerine getirmek için 1979 yılında kurulmuş ve “Lisanslı Drama Terapisti” olmak için yeterlilik şartlarını belirlemiştir.

Örneğin yaşlı yetişkinler için drama terapisi bilişsel ve iletişim becerilerini en üst düzeye çıkarabilir, topluluk kurabilir ve benlik saygısını güçlendirebilir. Bu yaratıcı sanatlar yöntemi, bağımlı danışanların duygularını daha açık bir şekilde ifade etmelerine ve ilaçsız bir gelecek düşünmelerine yardımcı olur. Drama terapisi aktif bir uygulama olduğu için, danışanlara doğrudan ve açık yüreklilikle yaklaşırken, danışanların olumsuz davranışlarını dışa vurmalarını da sağlar.

Sıklıkla kuklaları ve oyuncak bebekleri kullanarak drama terapisi, çocuklar ve ergenlerin dışlanma duygularını aşmaları, çatışmalar ve kaygılar üzerinde hakimiyet kazanmaları için, genç insanlar için olan oyunların cazibesine başvurur.

Drama terapisi süreçleri ve teknikleri arasında doğaçlama, tiyatro oyunları, hikaye anlatımı ve rol yapma vardır. Birçok drama terapisti terapiyi geliştirmek için metin, performans ya da ritüellerden faydalanır. Drama Terapisi ruh sağlığı tesisleri, okullar, hastaneler, madde bağımlılığı tedavi merkezleri, ıslah evleri, ergen grubu evleri, bakım evleri, sosyal konutlar ve tiyatrolar gibi geniş bir alanda kullanılmaktadır.

Belki de bir ilk olarak, Washington Eyaleti’ndeki Lakewood’daki Batı Devlet Hastanesi, psikiyatri bölümünde bulunan, cezai olarak deli sayılmış ve farketme ve sorumlu olma yetisi bulunmayan adli hastalar için drama terapisini kullanmıştır.  

28 Ekim 2009’da Seattle Times’da açıklandığı üzere, program, hastaların birlikte güvenli bir yerde kendi yeteneklerini uygulayabilecekleri özgün bir tiyatro piyesi yaratmaları yoluyla iyileşmeye odaklanıyor.

Lisanslı Drama Terapisti olan Sosyal İşler Uzmanı Valerie Miller, artık geleneksel bir alanda değil, Sanat ve Toplumsal Değişim adlı bir programda çalışıyor. Program, lise öğrencilerinin alternatif bir eğitim fırsatıyla sanatla uğraşmalarını sağlıyor; “böylece ‘ifade güçlerini’ geliştirmek için profesyonel sanat eserlerinden etkilenebilir, bağ kurabilir ve tiyatro da dahil olmak üzere farklı disiplinlerde görüşlerini yansıtan işler hazırlayıp sergileyebilir ve sunabilirler.”

Bir sanat okuluna devam ettikten ve kolejde psikoloji eğitimi gördükten sonra Miller, Brezilyalı aktivist Augusto Boal’ı ve drama terapisi ile ilgili çalışmalarını duydu. Kansas Eyalet Üniversitesi’nde alternatif bir yol izleyerek drama terapisine geldi.

Miller “benim çalışmam terapi değil, terapötik” diyor. “Ancak kesinlikle drama terapisinin tekniklerini ve araçlarını kullanıyorum. Öğrenciler inanılmaz bir şekilde gelip-geçici ve sürekliliğini sağlamak zor. Ama biz bir gün oyun oynuyoruz. Bazılarının masaya yatırmak için bir deneyim derinliği var. “

Miller’ın katıldığı Kansas Eyalet Üniversitesi’ndeki drama terapi programının kurucusu, oyun yazarı ve eğitimli drama terapisti Norman Fedder’tir. Fedder, gelişimsel olarak engelli öğrenciler ile yaratıcı drama yaparken drama terapisi ile ilgilenmeye başladı ve çalışmayı “terapötik” olarak buldu.  “Yaratıcı drama biçim değiştirdi ve drama terapisine dönüştü,” diyor. “Terapi ve terapötik arasındaki fark şudur: terapi, hedefler ve bir planla kasıtlı ve sistematiktir; terapötik, ne yaparsan yap işe yarar.”

Drama terapisi gruplar halinde yapıldığında aslında bunların “Yaratıcılık ve serbest bırakmayı, mizah ve eğlenceliyi, hayal gücü ve sevinci vurgulayan grup deneyimleri” olduğunu açıklıyor Fedder. “Bir terapistle kişisel problemleri tartışmak ve analiz etmek yerine, bunların somutlaşması yoluyla yönlendirilirsiniz.”

“Yalnızca hayatınızdaki ve zihninizdeki tehditkâr figürlerle ilişkide olarak kendinizi oynama fırsatı değil onlarla baş etmenin daha etkili yollarını prova etme; başkaları sizi oynarken-canlandırırken gözlemleyerek kendinizle ilgili içgörü kazanma fırsatınız da vardır.”

Dramayı veya herhangi bir sanat terapisini bu kadar etkili kılan şey nedir? Fedder’e göre, bu sanat “bütünsel”dir, analitik değil. Ancak drama terapisi resmi anlamda bir tiyatro değildir. Çocuklara replikleri ezberletmek diktatörce gibi görünebilir, hele ki engelli çocuklar ezberleyemeyebildiği için. Ancak bir senaryo geliştirebilirler. Çoğu drama terapisi doğaçlamadır.” diyor Fedder.

Farklılıklarına rağmen, Fedder drama terapisi ve resmi tiyatronun birbirlerine daha da yaklaştığını hissediyor. “Psikiyatrist Jacob Moreno tarafından geliştirilen ve uygulayıcıları büyük oranda psikiyatrik / psikolojik / sosyal hizmet / aile terapisi / danışma topluluğundan oluşan ‘psikodrama‘nın aksine;   Drama Terapisi alanı çoğunlukla tiyatro ve yaratıcı drama alanında tiyatro ünvanlı insanlar tarafından kurulmuş ve (başlangıçta) onlar tarafından uygulanmıştır.” diyor.

Fedder daha fazla tiyatro bölümünün, drama terapisini müfredatlarına daha yoğun bir şekilde kabul ettiklerini ve daha çok tiyatro topluluğunun çalışmalarına terapötik süreçleri dahil ettiklerini görmeyi diliyor.

Lisanslı Klinik Sosyal Hizmet Uzmanı olan ve son 30 yıldır bu işi yapan Katherine Amsden, psikoterapi, psikodrama ve grup terapisi üzerine özel olarak çalışıyor. Konuşma terapisinin “çok da etkili olmadığını” düşünerek, Amerikan Psikodrama ve Psikoterapi Topluluğu’nda psikodrama eğitimine başladı ve 2005 yılında sertifikasını aldı.

“Drama terapisi, kişinin uzak mesafeden gelen sorunlarla başa çıkmasını sağlayan ve savunmalarını yönetmeye yardımcı olan daha dolaylı bir yaklaşım” diyor Amsden. Kişi, başka karakterler üzerinden çalışarak ya da onları kişisel meselelerle başa çıkmak için kullanarak ya da kuklaları ve diğer tiyatro yaklaşımlarından faydalanarak bir oyun yazabilir.”

“Diğer taraftan Psikodrama, daha çok, kişinin hayat hikayesiyle ilgilidir ama tiyatro kavramlarını ve fikirlerini kullanır” diyor Amsden ve ekliyor: “Bu, kendi hikayelerini sahneleyen ve yeni roller deneyen insanlardan daha fazlasıdır.”

Amsden, 11 Eylül’den sonra Fedder ile bir drama konferansında bir araya geldi. Kendiliğinden doğaçlama olarak müzik yazmaya başlamış ve “Awakening” adlı bir albüm çıkarmıştı. Müzik, kendi travmasıyla ve travma mağdurlarıyla çalışmasıyla ilgiliydi. İkili, “Hikayenizi Yeniden Yazmak için Oyun Yazarlığı” başlıklı bir süreçle albüme dayanan bir oyun geliştirmeye karar verdi.

Amsden “Psikodrama ile bir grubun güvenliği içinde, gerçek hikayenizi keşfedebileceğinizi farkettim ve drama terapisinde, ya da daha belirgin olarak, oyun yazarlığında, onu tekrar yazabilirsiniz” dedi.

O zamandan beri karışıma müzik ve dansı da ekledi. “Konuşma terapisi ile yaratıcı sanat terapileri arasındaki farkta, ikincisi, toplumsal bir çalışma yaklaşımı olan bütün insanı ve bedeni kapsar. Bu, yaratıcılığa ve özgür iradeye yol açar.”

Sally Bailey lisanslı bir drama terapisti ve sosyal hizmet uzmanı ve aynı zamanda Kansas Eyalet Üniversitesi’nde doçent. Drama terapisini keşfettikten sonra, 12 yıl boyunca Washington, D.C’de tedavi görmekte olan bağımlılarla birlikte ve daha sonra engelli çocukları rahatlatmak amacıyla Bethesda Sahne Sanatları Akademisinde çalıştı.

Bailey, alım mülakatlarının, aktörlerin oyunlarda ve motivasyonları sırasında karakterleri hakkında yaptıklarıyla da bağlantılı olduğunu keşfetti. Şu anda var olan özel danışanlarıyla (yetişkin engelliler) çalışan Bailey, seçmiş oldukları bir fikir üzerine her yıl yeni orijinal bir oyun yaratıyorlar. Daha sonra oyun halka sunuluyor.

Bailey “Bu, derin kişisel meselelerle değil, sosyal beceriler ve iletişim yeteneği üzerinde çalışmak” diyor. “İnsanlar gösterileri seyretmeye geldiklerinde, damgalanmış insanların bu şekilde düşündüklerine ilişkin hiçbir fikirlerinin olmadığını söylüyorlar.”

“Senaryoyu takip etmekten çok, drama terapisinin anahtarı rol oynamadır. İlk kez herhangi bir şey yaptığınızda, yadırgarsınız. Fakat pratik yaptıkça bundan kurtulabilir ve uyum sağlayabilecek kadar rahat hissetmeyi öğrenebilirsiniz. Rol oynama yoluyla, farklı roller deniyoruz.”

Drama terapisi ayrıca insanlara hayatlarının öykülerini değiştirme fırsatı verir. Bailey’e göre “Konuşma terapisi ile bu kadar kolay bir şekilde rasyonalize edemezsiniz. Bence drama terapisi iyileşen insanlar için tercih edilen terapi olmalıdır. Asperger Sendromu olan hastaların sosyal becerilerini geliştirme ve gelişimsel engelleriyle başa çıkmaları konusunda da çok etkilidir. Yaratıcılık, her insanın doğuştan kazandığı bir haktır.”

Bir diğer güç, drama terapisinin potansiyel olarak görsel sanatlar, müzik, dans, şiir ve hareket gibi birçok yöntemi kullanmasıdır.

Kansas Eyalet Üniversitesi’nin bir diğer mezunu da Karen Knappenberger’dir. Tiyatro diplomasından başladı, daha sonra drama terapisti oldu ve alternatif olarak Sosyal Sağlık Uzmanlığı ünvanını seçti.

Knappenberger, deneysel drama terapisi ve rol oynama yoluyla duygu ve beden dili öğretmek için hastanede yatarak tedavi gören gençlerle çalışmakta. “Pek çok kız hastaneye girip çıkmış” diyor. “Bipolar, aile yabancılaşması, uyuşturucu bağımlılığı gibi çok ciddi sorunları var. Sınırlı bir duygu alanına sahipler. Onlara öğretmeye çalışıyoruz, öfke ile bir yere vurduklarında birden 100’e gitmiyorlar; böylece duygularını kontrol edebiliyorlar. Tiyatro sınıfında olduğu gibi, bazı durumlarda nasıl davranacakları ve duyguların nasıl göründüğü konusunda eğitiriz. Burası, bunları denemeleri için en güvenli yer.”

Knappenberger, 65 yaş ve üzeri ayakta tedavi gören hastalarla da, hareketlilik ya da yürüme sorunları ile ilgili drama terapisi yapıyor. “Sanat ve drama yoluyla edindikleri olumlu deneyimler, hayatın onlar için bittiğini düşünen insanların dünyalarını biraz olsun açabilir ve kaygılarını gidermede yardımcı olabilir. “Bir sahneyi okuruz, ya da derin nefes alıştırmaları yaparız” diyor Knappenberger.

Drama terapisini farklı kılan şeylerden biri, tüm vücudun duyguyu yaşamasına izin vermesidir. “Drama bir şekilde akıl, beden ve ifadeyi birbirine bağlar ki bu da neredeyse vücuda nasıl davranması gerektiğini öğretir.”

Yazının 2. Bölümü vardır ve “Sinema Terapisi” ile ilgilidir.

Yazar: Barbara Trainin Blank
Çevirmen: Gözlem Küçük
Kaynak: socialworker

Libido Dergisi’nde yayımlanan, Libido Dergisi yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.

Yazar:

Libido Dergisi, psikanaliz, felsefe ve insan bilimleri alanlarında makale, deneme ve çevirileri içeren iki aylık bir psikanaliz dergisidir. Genel okur-yazar kitlede psikanaliz kuramlarına duyulan ilgilinin artması, psikanalizin yaygınlaşmasını amaçlamaktayız. Psikanaliz kuramlarına duyulan ilginin gelişmesi amacıyla farklı psikanaliz akımları hakkında en tutarlı akımları ve bilgileri okuyucu ile buluşturarak dergimizi ve psikanaliz hakkındaki Türkçe yazıları geliştirmeye çalışmaktayız.