Marcello Fiocco dördüncü sınıfta olduğu zaman, öğretmeni sınıfa sıradışı bir alıştırmayla girdi. Onlardan her gün gördükleri bir nesneyi düşünmelerini – bunun bir masa ya da bir pencere olabileceğini hatırlattı – ve onu yeniden görmelerini istedi.  O an Marcello’ya takılı kaldı ve yıllar sonra bu durum, felsefede lisansüstü okumaya karar vermesine yardımcı oldu.

Bugün Fiocco, California Irvine’de felsefe profesörü olarak kendi sınıflarında böyle gösterişli anlar yaratmaya çalışıyor. Ama sadece üniversite öğrencileri için değil. Yerel ilkokullara gidiyor ve yanına lisansüstü öğrencileri de alıyor.

Fiocco’nun projesinin ismi TH!NK. Bu basit bir tasarım: Bir filozof, aynı öğrenci grubunu dört hafta boyunca, haftalık bir buçuk saat olmak üzere ziyaret eder. Filozof, kısa bir parçayı yüksek sesle okur ve öykü üzerine çocuklarla felsefi bir tartışma başlatır. Fiocco’nun söylediği tipik bir soru “Renksiz bir şekle sahip olabilir miyiz?” şeklinde olabilir. Veya Küçük Prens‘in bir alıntısından sonra, tartışma lideri, “Ay’ın sahibi olabilir misiniz?” diye sorabilir.

Çocuklar bu zorluklara hevesle cevap veriyorlar. Felsefe yüksek lisans öğrencisi Kourosh Alizadeh, “Hepsi cevap vermekten ya da tartışmalara katılmaktan heyecan duyuyorlar ve bunu görmek çok güzel” açıklamasında bulundu. “Onları zorlamaya devam ediyoruz,” dedi Fiocco. “Onlara “Neden?” diye sormaya devam ediyoruz”. Fiocco bir beşinci sınıf öğrencisinin, “Beynimizin çok fazla acı çektiğini düşünüyorum,” diye haykırdığını hatırladı.

Fiocco programı, California anaokul müfredatına uyacak şekilde – özellikle de konuşma ve dinleme için Kaliforniya Ortak Çekirdek Standartlarını yerine getiren – okul müdürlerini daha istekli kılacak bir katılım için tasarladı. Ve ayrıca programın içinde bulunan lisansüstü öğrencilere de fayda sağlıyor.

“TH!NK ile çalışıyorum, çünkü tadını çıkarıyorum,” dedi Alizadeh, aynı zamanda kampüste önde gelen sınıf tartışmalarında özellikle “üniversitede lisans öğrencilerine ders vermemde bana yardımcı oluyor” dedi. “Bir grup beşinci sınıf öğrencisini yönetebilirseniz, herhangi bir sınıfı idare edebileceksiniz.”

Irvine içindeki bir okul içi hibe olarak finanse edilen program, herkesin bildiği bir miktar parayla çalışır. Katılıma gelen lisansüstü öğrenciler, sembolik olabilecek kadar mütevazı ücretler alıyor ve çocuk sınıf öğretmeni, bağlantılı bir gözlemci olmak için küçük bir ödeme alıyor (“böylece köşede sınav kâğıtlarına not vermek üzere oturmuyorlar” diyor yürütme organı Irvine’s Humanities Commons direktörü ve program yöneticisi Amanda Swain).

TH!NK, genç insanlara işinde ve oyununda değerini takdir etmeyi öğrendikleri bir zamanda felsefe getiriyor. Az sayıda beşinci sınıf öğrencisi “felsefe”nin adını duymuştu, ancak bu önemli değildi. Fiocco, ilkokul öğrencilerinin, 18 yaşındaki çocuklarla aynı yerden başladıklarını söyledi. “Aynı şeyleri soruyorlar, bu yüzden onları daha erken alırsanız, bu soruları sormanın iyi olduğunu öğrenirler.”

Fiocco, programın bir tanımında şöyle yazıyor; “en büyük pratik önem” “doğal bir beceri” – ve herkes için açık. Alanın “sadece dahi ve bilge içindir” fikrine karşı çıkmak istiyor. “Basitçe söylemek gerekirse bu, liberal sanatın savunucularının diğerlerinden daha sık kullandığı bir deyim “eleştirel düşünme”dir.

Yüksek öğrenim hümanistleri olarak kendimize eleştirel düşünce ile yaklaşabiliriz. Özellikle, TH!NK gibi bir programın başarısı üzerine düşünmek için durmalıyız. Üniversiteler ve kolejler sorunlarımızı bugünlerde önümüzde tutmak zorundalar – onlardan saklanamayız. Beşeri bilimler tarafından pratik olarak kullanılmayan yaygın bir algılama, tüm yüksek öğretim için büyük bir sorundur. Irvine’in programı bu algılamayı aşağıdan yukarıya çıkarmaya yardımcı oluyor.

Yükseköğrenim ile genel kamu arasındaki ilişki parçalanmış: İnternet’te “üniversite bir aldatmaca” olarak görülüyor ve bu düşüncenin milyonlarca destek aldığı görülüyor. Bu ilişkiyi onarmaya başlaması gereken bizleriz ve TH!NK gibi programları, daha geniş bir yolun bir dalı gibi kullanmaya devam etmeliyiz.

Bu kol öğrenciyle başlar, ancak üniversiteye gitmeden önce. Sıklıkla – bana göre, – hiç bir endüstri, ana tedarikçisine, K-12 okul sisteminin üst eğitimden daha fazla kayıtsız şartsız davrandığını söylememiştir. Akademik alanda çalışan herkes, yaptığımız şeyle ilgilendiğini bilir. Ancak yüksek öğretimin dışındaki insanlar bunu aynı şekilde görmüyor. Gelecekte öğrencilerimiz olacak olan genç insanlara, başarıya ulaşmanın tek yolunun pazarlama veya finans alanı olduğuna ikna olmadan önce, kararlılığımızı gösterebiliriz. (Pazarlama veya finans ile ilgili yanlış bir şey yoktur, ancak bunu daha sonra, iş başında öğrenebilirsiniz.)

Alizadeh, birlikte çalıştığı ilkokul öğrencileri için sayısız faydayı görür; “dünyada ne kadar vahşi ve karmaşık ve açık olan varsa bunun daha derin bir değerlendirmesi”yle başlar. Felsefe size, “verilen her şeyin ne kadarının aslında hat boyunca bir yerlerde seçtiğiniz bir seçenek olduğunu” gösterir. “Felsefe yanlışlıkla kapadığınızı bile bilmediğiniz tüm kapıları açar”. Öğrenciler 10 yaşındayken böyle bir bilinç kazanmaya başlayabilirlerse, daha sonra kendi eğitim tercihlerini nasıl etkileyeceğini hayal etmek kolay.

Ancak bu sadece öğrencilerin üniversiteden sonra yaptıklarıyla ilgili değil Alizadeh, TH!NK, çocuklara “kendi hayatlarını ve çevrelerindeki dünyayı düşünmek” için yardımcı oluyor diyor. Daha fazla soru sorarlar ve fikirleri bir araya getirmek için daha fazla uğraşırlar. “Bu yansıtma kapasitesi”, hayatlarını nasıl yaşayacakları konusunda daha iyi ve daha akılcı kararlar almalarını sağlıyor. “

Öğrencilerin ortaokuldayken bir demokrasinin üyesi olmayı öğrendiklerini söyleyebilirsiniz – ki bu bizim de orada öğrenmelerini umduğumuz şeydir. Fiocco: “Vatandaşım olacak çocuklara ulaşıyorum” diyor. Ve hepimiz liberal sanatların insanlar için bir şeyler yapabileceğini umuyoruz.

Demek istediğim, “her disiplinin üyeleri kendilerini ilköğretime açmalıdırlar” değil -gerçi daha da kötü şeyler de yapabilirdik. Genel olarak, TH!NK, akademisyenlerin duvarlarımızın dışındaki dünya ile nasıl daha güçlü bir ilişki kurabileceğini gösterir. Fildişi kulesinin içinde ve dışında hepimiz, kazanmak için orada durursak kazanırız.

Fordham Üniversitesi’nde İngilizce profesörü olan Leonard Cassuto, bu alandaki yüksek lisans eğitimiyle ilgili düzenli olarak yazılar yazıyor. En son kitabı, Harvard Üniversitesi Yayınları tarafından yayınlanan The Graduate School Mess: What Caused It and How We Can Fix It Başlıklı yazısıdır. [email protected] adresindeki yorumları, önerileri ve hikayeleri memnuniyetle karşılıyor. 

Yazan: Leonard Cassuto
Çeviren: İlknur Aktulan
Kaynak: chronicle

Libido Dergisi’nde yayımlanan, Libido Dergisi yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.

Yazar:

Libido Dergisi, psikanaliz, felsefe ve insan bilimleri alanlarında makale, deneme ve çevirileri içeren iki aylık bir psikanaliz dergisidir. Genel okur-yazar kitlede psikanaliz kuramlarına duyulan ilgilinin artması, psikanalizin yaygınlaşmasını amaçlamaktayız. Psikanaliz kuramlarına duyulan ilginin gelişmesi amacıyla farklı psikanaliz akımları hakkında en tutarlı akımları ve bilgileri okuyucu ile buluşturarak dergimizi ve psikanaliz hakkındaki Türkçe yazıları geliştirmeye çalışmaktayız.