Yaklaşık bir yıl önce, Evlilik ve Aile Terapisti, akıllı ve cana yakın bir doktor tarafından verilen  ‘’Düşündüğün Şey Değilsin: Öz Saygı ve Cömert Sevgiye Giden Egosuz Yol’’ isimli bir günlük atölyeye katılma şansım oldu. David bir psikoterapist, öğretmen ve biri sözü geçen atölyenin başlığını paylaşan “İlişkilerde Nasıl Bir Yetişkin Olunur; Güvenmeye Cesaret Etmek: Kendimizi Gerçek Yakınlık ve Sevgiye Açmak; ve en sonuncusu 5 Arzu: Her Zaman İstediğimiz Şeyler –ve Çoktan Sahip Olduklarımız gibi sayısız kitapların en çok satan yazarıdır. Öğretilerini, Buda, İsa, Rahibe Teresa, Jung, Freud, Gandhi ve daha fazlasından örnekleri dokuyarak gizemli, dikkatli ve geleneksel kullanır.

Tüm gün boyunca gerçekten sağlıklı ego ve egotizm arasındaki farklılıkları daha detaylı anlamamı sağlayarak benim için ilaç gibi geldi. Tüm insanlar gibi sevgi (bağlı, sağlıklı egonun birbirine bağlı özü) ve acıya (ayrı, aşağılık ya da üstün hissettiren ben merkezli öz) dayanan bu iki yer arasında kararsızım.

Marin kırlığında o ayaz kış günü David, bir güçlü gerçeği hatırlatarak başladı – birçok yönden, tüm davranışların, derin bir düzeyde, aşkla ilgili olduğu gerçeği. Onu göstermeye çalışmak ya da istemek . Kendi hareketlerim ve diğerlerinin hareketlerini görmek, kafası karışabilecek birini olumsuz koşullanmadan, daha derin insan özünü ayırmaya yardımcı olmak için bunu faydalı bir sistem olarak görüyorum.

Bu deyişle, (onun sözlerini kullanmak gerekirse) David’in grupla paylaştığı sağlıksız egomuzu arkada bırakmamızı sağlayacak (egotism) ve özgüvenimizi geliştirecek (daha insancıl bir davranış) ‘’zorlu uygulamalar’’ listesini paylaşmak istedim. Bu çok kültürlülüğün arttığı ve dünya çapındaki bölücü politik atmosferle temsil edildiği gibi egoyu oldukça tehdit ettiğini hissettiğimiz ifade farklılığı (doğal olarak değişen) zamanımızla  yakından ilgilidir.

Egoyu Bir Kenara Atmanın 20 Yolu

David Richo kitabında bunları ‘’Egoyu Bırakmanın Kısayolları’’ olarak nitelendirmiştir.

  • Altın Kuralı İzle: Başkalarına onların sana davranmalarını istediğin şekilde davran.
  • Diğerlerinin ihtiyaçlarını aklında tut, özellikle küçük şekillerde – bencilliğin bir panzehri
  • Gösteriş yapmadan sağlıklı özgüveni sürdürmenin yollarını bul. Ağır abi olmak güzeldir; ama sadece o şekilde davranma.
  • Rütbeyi, özellikle kendini diğerlerinin üstünde görmeyi bırak.
  • Kabul etmek bir şeyi bilmek ya da desteğe veya yardıma ihtiyacın olduğu göstermek değildir.
  • Geri dönüşleri, eleştiri olsalar bile eleştiri olarak değil faydalı bilgiler olarak al.
  • Karşındakine zarar verdiğini veya onu incittiğini fark ettiğindi özür dile. Gerekirse telafi et.
  • Diğerlerini kontrol, domine ya da manipüle etmeye çalışma.
  • İnsanlara açık kapı bırak ve canını sıkan her küçük şeyi yaptıklarını anlamak ya da göstermek yerine hatalarını anlama anlayışı göster.
  • Anlaşmazlığa hoş geldin, çünkü diyaloğu başlatır. Bu bir tartışmadaki aksanı ortak noktaya ya da kendinin doğru olduğunu kanıtlamaktan ziyade yeni bir gerçeği öğrenmeye iter.
  • Yarışma, işbirliği yap; en iyi senin bildiğini göstermek zorunda değilsin.
  • Bir grupta ana sahneyi almaktan vazgeç. Kendi ego yatırımını tüm kuşkuların iyisi ya da grup hedefinin başarısı ile değiştir.
  • Her zaman kendi yolundan gitmeyeceğini kabullen.
  • İş insanlarla çatışır, böyle yapmaya hazır ve istekli olduklarında darılma, somurtma, hakir görme ya da tepkisiz kalma, kısasa kısas yapma.
  • Kabul etmeseler de seni yanıltan insanlara karşı kin tutma ve seni nasıl incittiklerini anlatıp durmayı bırak. Öç alma, uzlaşmak için yollar ara.
  • Reaktif egonun baş göstermesine karşı alarmda ol: olanları kişisel aldığın, kızdığın zaman birinin yaptığı hareket haysiyetini küçümsemesin.
  • Birinin size karşı egosu yükseldiğinde hemen sinirlenme. Ego tepkisindeki acıyı basitçe şefkatle durdurun ve hiçbir kötülüğü sineye çekmeden sevecenlikle karşılık verin.
  • Samimi ilişkilerde egonu tatmin etmek için kendini savunmayı bırak ve bunun yerine egonun ilişkiyi tatmin etmesini sağla. Kendi egonun savunucusu olmak yerine ortağının koruyucusu ol.
  • Senden nefret edenlere iyi şeyler yap ya da sana ihanet edenlere, seni aldatanlara veya başarısızlığa uğratanlara dua et.
  • Kaybeden yüzü (ve tüm bu öneriler) seni daha sevilebilir yapan bir erdem olan tevazuda artış için hoş karşılanan şanslar olarak gör.

Sonuç

Egoyu bir kenara bırakma listesinden de gördüğünüz üzere bazı uygulamalar oldukça zorlu. Örneğin 19’u ele alalım – bizi inciten insanlara iyi şeyler yapmak (ya da iyi dilekler sunmak). Bu aslında çoğu kişinin benim bile yapmayacağım radikal bir uygulama! Ama bu fikir incitici ya da sinirli hissettiğimiz bazı hastalıklı dileklerin değişmesini sağlayabilir. Sonuçta, bu şekilde davranan insanlar onları uğraştıran yaşamdan kaynaklanan kendi acılarını ve karışıklıklarını bir yerden dışa vuruyorlar. Bu, olayları bu kadar kişisel almamamızı sağlayabilir (16). Sağlıksız davranışa göz yummaya aynı zamanda bunu içselleştirmeye ihtiyacımız yok.

8 ve 11 de, rekabetçilik, domine ve kontrol etme gibi şeyler etrafında bize kendi kolektif koşullanmamız üzerinde çalışmamızı hatırlatıyor. Tarih boyunca her kültür şiddet ve güç ile kontrol kaynaklarıyla (başlıca korkunun neden olduğu tüm davranış) ilişkili sağlıksız davranışların diğer şekilleri de dahil olmak üzere bir çok bastırılma yaşadı. Esasen bu kalıpları devralıyoruz, bu yüzden ele alınan bol kaynağın bulunduğu güvenli ortamlarda bile rekabet, güç ve kontrol hala çok önemli.

Fazla söze gerek yok, bu gelişmemiş zihniyet çok sıkıntı yaratabilir. Günlük konuşmanın daha iyi durumlarında (örneğin tarihsel olarak daha fazla güç ve imtiyaz, daima kendini yücelten erkek sendromunda da olduğu gibi daha fazla yer kaplayan) ya da daha ürkütücü şekillerde can veren (örneğin ırk ayrımına neden olan insanlıktan düşmeyle mücadele, cinsel saldırı, emek istismarı vb.), kendini diğerlerinden ayrı gören sağlıksız ego kökleniyor.

Şu cümlelerle sözlerimi bitiriyorum – kendimiz üzerinde çalışırken yani kendimizi “daha çok insan” yapmaya çalışırken (örneğin egotizmden ziyade sağlıklı özgüven inşa etmek için) – her zaman ama her zaman merhamet noktasından başlamalıyız! Bu bazılarına basit ya da polyanavari gelebilir ama aslında yapabileceğimiz en güçlü şeylerden biri. Kendi ve diğerlerine karşı nefret ve küstahlığa teşvik eden kolektif koşullanma ve çok kuşaklı yaralar bu zihniyete tutunmayı zorlaştırabilir; ancak sağlıklı ve uzun süreli değişim her zaman nefretten değil sevgiden gelir.

Çeviren: Esra Demirezen
Kaynak: healthypsych

Libido Dergisi’nde yayımlanan, Libido Dergisi yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.

Yazar:

Libido Dergisi, psikanaliz, felsefe ve insan bilimleri alanlarında makale, deneme ve çevirileri içeren iki aylık bir psikanaliz dergisidir. Genel okur-yazar kitlede psikanaliz kuramlarına duyulan ilgilinin artması, psikanalizin yaygınlaşmasını amaçlamaktayız. Psikanaliz kuramlarına duyulan ilginin gelişmesi amacıyla farklı psikanaliz akımları hakkında en tutarlı akımları ve bilgileri okuyucu ile buluşturarak dergimizi ve psikanaliz hakkındaki Türkçe yazıları geliştirmeye çalışmaktayız.