Freud, insanların temel olarak cinsel ve agresif içgüdüler tarafından yönetildiğini söylüyor. Bu cinsel ve agresif enerji direkt ya da doğal yollardan kendini ifade edemezse, kendini sanat ve bilim gibi kültürel aktivitelere yönlendiriyor. Devamlı olarak haz peşinde koşma, toplum için her zaman kabul edilir olmayabiliyor.

Freud, çoğu insancıl davranışımızın bizim farkında olmadığımız güçler tarafından kontrol edildiğini söylüyor. İnsanın toplumla olan ilişkisinin de bilinçdışının derinlerinde gömülü olan ilkel dürtülerin kontrolünde olduğunu düşünüyor. Freud bizim ruhsal enerjimizin çoğunun makul bir şekilde bilinçdışı düşüncelerimizin ifade edilmesinde ya da onları bastırmakta başarısız olduğumuz durumlarda kullanıldığını savunuyor.

Bence Freud bulgularını dünyaya açtığında pek çok davranış bilimi öğrencisi, insan davranışını anlamada bu düşünceleri akılcı ve geçerli bulmuştur. Fakat ben Frankl’ın fikrine katılıyorum. Özellikle onun “insanoğlunun anlam bulma” konusunu tartışırken uyarıcı ve tepki arasındaki “zamanın içindeki an” açıklamasını pratik yaşama aktarılabilir buluyorum. Çalıştığım insanlar da, kendi davranışlarınla yüzleştiklerinde, iyi karar almada bu “zamanın içindeki an” kavramının yararlı olduğunu düşünüyorlar.       

“Uyarıcı ve tepki arasında bir boşluk vardır, bu boşluğun içinde bizim tepkimizi seçme gücümüz ve bizim tepkimizin içinde de bizim gelişimimiz ve özgürlüğümüz yatar.”

Frankl’a göre bizim ruhsal, duygusal ve fiziksel problemlerimizde genetik faktörler olsa da arada bizim nasıl tepki vereceğimizi tetikleyen bir zaman vardır. O an, bizim hayatta kalmayı ya da teslim olmayı seçmemiz için bir fırsat yaratır. 

Yazar: Steve Earlam
Çevirmen: Güner Yılmaz
Kaynak: Counselling

Libido Portal’da yayımlanan, Libido yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.

Yazar:

Libido Dergisi, psikanaliz, felsefe ve insan bilimleri alanlarında makale, deneme ve çevirileri içeren iki aylık bir psikanaliz dergisidir. Genel okur-yazar kitlede psikanaliz kuramlarına duyulan ilgilinin artması, psikanalizin yaygınlaşmasını amaçlamaktayız. Psikanaliz kuramlarına duyulan ilginin gelişmesi amacıyla farklı psikanaliz akımları hakkında en tutarlı akımları ve bilgileri okuyucu ile buluşturarak dergimizi ve psikanaliz hakkındaki Türkçe yazıları geliştirmeye çalışmaktayız.