Geçtiğimiz günlerde Uluslararası Psikanaliz Derneği’nin Pekin’de düzenlediği “Freud ve Asya” başlığı altındaki 100. Yıl dönümü toplantısında, 500’den fazla Çinli ve yabancı toplantı salonunu tıka basa doldurdu ki bu durum, bastırılmış travma düzeyinin yüksek olduğu ve değişime hazır olunduğu söyleyen bir ülkede psikanalize karşı artan ilginin göstergesi olarak kabul edilebilir.

1949 devriminden sonraki on yıllar boyunca Komünist Parti, psikanalizi burjuvaya yönelik bir batıl inanç olarak gördüğü için yasaklamıştı. Akıl sağlığı için spor ve devrim ateşi öneriliyordu. Sadece geçtiğimiz 20 yılda analize izin verilmeye başlandı ki başlarda isteksizce uygulanırken şimdilerde görece özgür bir şekilde uygulanıyor. Merkezi şehir Zhengzhou’ da danışmanlık yapan Chen Aiguo, kendi kendine öğrendiği analizin hala kolay ülkede kolayca tatbik edilemediğini belirtiyor.

Çinli ve yabancı analistler, geçmişte on milyonlarca insanı öldüren şiddetli siyasi kampanyalar ve hala devam eden ifade özgürlüğü üzerindeki sıkı denetimlerin önemli bir travma mirası bıraktığını belirtti. Sigmund Freud tarafından 1910’da kurulan ve etkin bir birlik olan uluslararası psikoloji derneğinin Asya’daki bu ilk  buluşmasının arifesinde konuşan dernek eski başkanı Claudio Eizirik, bu durumun sadece acı olayları yaşayanları değil ebeveynlerinin çözüm bulmamış yaslarını miras olarak taşıyan çocuklarını da etkilediğini söyledi.

Amerikalı bir psikanaliz uzmanı olan Elise Snyder, “Bence bu konuda Çinliler, soykırımdan sağ kurtulanlara ve kurtulanların çocuklarına benziyor. Onların ne kadar çok şeyin üstesinden geldiklerini görmek şaşırtıcı,” diyor. Snyder, Çinli analistleri, video konferans hizmeti olan Skype ve Oovoo aracılığıyla eğittiğini söyledi. Snyder’ın Çin Amerikan Psikanaliz Birliği’nin bir parçası olan otuz bir Çinli, yakın zamanda bu programdan mezun oldu.

Bununla birlikte, bazı Freudyenler, kısa vadeli, uzun mesafe programlarının etkisi konusunda endişeleniyorlar. Dernek, 2008 yılında, birliğin onayladığı bir psikanalistin yardımıyla, yıllar sürecek katı Freudyen ilkeleri takip edecek ve her hafta pek çok seansı koltukta yapacak şekilde, dokuz analisti eğitmeye başladı. Adayların teori öğrenmeleri ve sonunda hastaları analiz etmeleri bekleniyor. Birçoğunun nitelik kazanmak için daha uzun yıllara ihtiyacı var.

31 yaşındaki Komünist parti üyesi Liu Yiling de bunlardan biri. “Hızlı gelişen bir Çin için Yavaş Analiz” başlıklı konuşmasında, Akıl sağlığı sorunları nedeniyle değerlerin eriyip, ailelerin dağılmasından Çin’in çılgın ekonomik büyümesini sorumlu tuttu.

Şanghay Ruh Sağlığı Merkezi müdürü ve Çin Müttefik Merkezi başkanı Xiao Zeping bu yoruma katıldı. Çin halkının gerçekten mutlu olmadığını belirterek, insanların “Ben çok stresliyim, her şey çok hızlı bir şekilde değişiyor” ya da “Para var ama arkadaşlarımı görecek vaktim yok,” gibi bahaneler bulduklarını ifade etti.

Liu ve Xiao, zihinsel sağlık sorunları olan ve bu konuda sadece birkaç kişinin profesyonel yardım istediği bir ülkede doğru istatistiklerin yapılmasının zor olduğunu belirtti. Fakat Xiao, Şanghay merkezindeki intiharı önleme müdürü Michael Phillips’ in liderliğinde yürütülen The Lancet’ de 2009 yılında yayınlanan, 2001 ile 2005 yılları arasında dört şehri inceleyen bir çalışmaya dikkat çekti. Bu çalışma, insanların yüzde 17,5 ‘inin bir çeşit zihinsel rahatsızlığı olduğunu ortaya koyuyor.

Liu, konuyla ilgili bazı gerekçeler sundu.

Liu’ ya göre 1978’den itibaren Çin, hızlı bir şekilde zengin olma projesine başladı. Durdurulamayan açgözlülük Mao Zedong’un ölümünden sonra her şeyi devraldı. İnsanlar açgözlü orta sınıf masasında yer bulmak için koşturdu. Ayrıca, Liu, günümüzün artık ‘barbarlık zamanı’ olduğunu da eklemekte.

Ancak ekonomik büyüme nakitle beraber psikanalizin kök salmasına neden olan artan özgürlüklere ve bireyciliğe de yol açtı.

Son 20 yıldır Çin’de kendi kendisini eğitmiş binlerce danışmandan bazıları Batı ve Doğu ilkelerini birbirine kattı. Örneğin toplantıya katılan Güneşkardeşi (gerçek adı Zhang Kunbo), eski bir ilahi metin olan “psikolojiden I Ching” üzerinden doğru yolculuğa çıkarmayı vaat eden bir danışmanlık hizmeti sunmaktadır.

Zhengzhou danışmanı Chen, saatlik 300 renminbi ya da 45 dolar talep ediyor. Bugün Çinliler arasında yaşanan temel sorunların ne olduğu sorusuna Chen buna bir süre duraksayıp yanıt veriyor, “Gerçekten şu ya da bu yüzden diyemezsiniz, sorunlarının hepsi çok bireysel.”

Uyumluluğa değer veren Konfüçyüsçü kültür ve kollektifliğe değer veren Komünizm’i, Çin’i bireysel bellek ve deneyim için ayrıcalıklı kılan psikanaliz için uygunsuz bir ülke haline getirdiği argümanı doğrular nitelikle görünüyor.

Wuhan Akıl Sağlığı Merkezi’nden Shi Qijia, günümüzde hem komünist propagandanın hem de ticari reklamcılığın, insanların fantezilerine tek boyutlu bir çözüm sunduğunu belirtiyor. İnsanların internette, bloglarda ve Twitter servislerinde bulunan bireysel, kişisel ifade biçimlerine geçtiklerinde, bu stratejilerin başarısız olacağını öngörmekte.

Aslında, Freudyen psikanalizin Çin kültürel değerlerine ne kadar uygun olduğu ciddi bir şekilde tartışıldı.

İtalyan psikanalist Jorge Canestri Asya’nın zenginliğinin psikanalistle harmanlanması gerektiğini düşünmekte. Güney Koreli Do-Un Jeong, ise buna itiraz ediyor: “Asya’da psikanaliz ilk önce sağlam temellere dayanılarak oluşturulmalıdır, aksi takdirde işler kolayca karışabilir.”

Asyalı analistler, Çin-Japon ilişkileri gibi son derece hassas konulara yöneldikçe psikanalizi tartışmaları da gölgelenmiş oldu.

Konan Üniversitesi’nden Shigeyuki Mori, Kobe, Japonya’da, çoğunlukla Çinli izleyicilerin önünde Japon bir kadının olayı hakkında konuşma korkusunu itiraf etti. 1929’da doğan kadın, İkinci Dünya Savaşı’nı Kobe’ de bir kız çocuğuyken görmüş ve aynı anda ülkesinin şiddetinden dehşete düşmüş ama yine de kendi kültürünü benimsemiş. Bu olay, onu hayatı boyunca etkileyen bir travma olmuş. Mori, bu tür davaların Japonya’da yaygın olarak görüldüğünü söyledi.

Çin ile Japonya arasındaki ilişkiyi kurban-fail yönünden incelendiğinde savaş saldırganlığının çözümlenmediğini belirtirken şu soruyu yöneltiyor: Çinlilerden nasıl bir tepki bekleyebilirim? Japon ordusuna karşı mı yoksa Japonya’ya karşı mı yenilenmiş bir hınç beklemeliyim?

Konuşmayı sürdürürken psikanalizin en travmatik ve en düşünülemez materyallerin anlaşılması ve anlamlandırılması konusundaki önemini belirtti. Savaşla beraber doğan ve çözümlenemeyen nefretin incelenmesi Almanya’da olduğu gibi Asya’yı da bölgesel olarak ilerletecektir.

Yazar: Didi Kirsten Tatlow
Çevirmen: Zeynep Gerçekoğlu
Kaynak: New York Times

Yazar:

Libido Dergisi, psikanaliz, felsefe ve insan bilimleri alanlarında makale, deneme ve çevirileri içeren iki aylık bir psikanaliz dergisidir. Genel okur-yazar kitlede psikanaliz kuramlarına duyulan ilgilinin artması, psikanalizin yaygınlaşmasını amaçlamaktayız. Psikanaliz kuramlarına duyulan ilginin gelişmesi amacıyla farklı psikanaliz akımları hakkında en tutarlı akımları ve bilgileri okuyucu ile buluşturarak dergimizi ve psikanaliz hakkındaki Türkçe yazıları geliştirmeye çalışmaktayız.