Günümüze kadar, sanat terapisinde kilin kullanımının, majör depresif bozukluk (MDB) da dahil olmak üzere, zihinsel sağlık bozukluğu olan bireylerin düzeltilmesi ve iyileştirilmesi konusunda nasıl yardımcı olabileceğine ilişkin nispeten az araştırma yapılmıştır. Hong Konglu araştırmacılar Nan ve Ho (2017) bir süre önce, duygusal bozuklukların tedavisinde sanat terapisinin rolü hakkında daha fazla bilgi edinmek için, kısa süreli “kil sanatı terapisi” nin yetişkinlerde depresyona ilişkin çeşitli zorluklara aracılık edebileceğine ilişkin randomize kontrollü (RCT) bir araştırma yaptı. Çalışmaları semptomlarda azalma ve genel sağlık durumunun iyileştirilmesi, kendini iyi hissetme ve sözlü olarak duyguların iletilmesi gibi çeşitli hedeflere odaklanmaktadır. Kil sanatının, yetişkin depresyonunda bütünleyici bir tedavi olarak etkinliğini araştıran ilk RCT’dir.

Sanat terapistleri, terapi oturumlarında kile başlarken sıklıkla, bu dokunsal, oldukça duyumsal aracın benzersiz özelliklerinden yararlanır. Birincisi, temasın ve fiziksel özelliklerin belirgin deneyimleri de dahil olmak üzere killerin çeşitli somatosensor nitelikleri vardır. Kil, üç boyutlu bir materyal olduğundan, Nan ve Ho’nun “beynin farklı korteks bölgelerinin karmaşık eşgüdümü” olarak nitelendirdiklerini içeren, benzersiz algısal ve karar verme yansımaları da vardır. Ve sonuncusu, kilin kendinden yatıştırıcı özellikleriyle, etkileşim yoluyla yani düzleştirme, vurma, yaratma, şekillendirme ve diğer yollarla kilin el ile işlenmesi ve deneyimlenmesi, öz düzenlemeyi geliştirir.

Bu güncel çalışmada, bir kil sanat terapisi grubu, direktifsiz görsel sanatlar terapisi kontrol grubu ile karşılaştırılmıştır; tüm katılımcılar ayakta tedavi gören ve depresyon için sosyal yardım görevlilerinin yardımı da dahil olmak üzere ilaç ve tedavi alan hastalardı. Altı ila sekiz katılımcıdan oluşan her grup 2.5 saatlik haftalık oturumlara katıldı. Kalifiye bir sanat terapisti, haftalık kil sanatı oturumları sırasında kil üretim sürecini hafifletti; bu oturumlar arasında gerçek kil çalışması, tedavi süreci üzerine yansımalar ve kil sanatı ifadelerinin paylaşımı yer alıyordu. Görsel sanatlar grubu da 2.5 saatlik haftalık oturumlara katıldı; bu grup sosyal hizmet uzmanları tarafından hafifletilmiş ve el sanatları, mandala resimlerinin renklendirilmesi, dinlendirici müzik dinleme ve sözlü paylaşım gibi rekreasyonel etkinlikleri içermekteydi. Yaklaşık 100 katılımcı, bir kil sanatı veya görsel sanatlar grubuna katıldı ve sonuçları ölçmek için çalışma boyunca birkaç standart ölçüm yolları kullanıldı: Beck Depresyon Envanteri, Genel Sağlık Anketi, Vücut-Zihin-Ruh İyi Olma Envanteri ve Toronto Aleksitimi Ölçeği (duyguların anlaşılması, işlenmesi veya açıklanmasını ölçen bir alet).

Kısacası, bu çalışmanın sonuçları, depresyonun azaltılması, günlük işleyişin iyileştirilmesi, genel zihinsel sağlık ve esenlik hissi açısından, kil sanatı oturumlarının “yönetilmeyen” görsel sanat oturumlarından daha etkili olduğunu düşündürmektedir. Araştırmacılar, duygusal düzenleme becerilerinin güçlendirilmesinin özellikle bilişsel işlevsellik ve semptomların azaltılması alanlarında depresyon tedavisinde olumlu sonuçları desteklediği sonucuna vararak, bulguların diğer araştırmalardan elde edilen sonuçlarla tutarlı olduğunu belirtmişlerdir. Aleksitimi ölçeğinin sonuçlarında ilginç bir bulgu ortaya çıkmıştır. Aleksitimi, kil sanatı terapisi müdahalesinin  hemen sonrasında belirgin bir şekilde azalmazken, grupların sonlandırılmasından üç hafta sonra, herhangi bir değişiklik göstermeyen görsel sanatlar gruplarına kıyasla belirgin bir iyileşme vardı.

Bu çalışma, kil aracının yalnızca sanat terapisinde değil, aynı zamanda uyum, bağlanma ve kendini ifade etme gibi duygusal düzenlemedeki diğer yenileme süreçleri için de bir temel olarak önemini vurgular. Bu araştırmada tartışılmasa da, kil sanatı terapisi gruplarında kolaylaştırıcı olarak nitelikli bir sanat terapistinin bulunması sonuçlarda önemli rol oynamış olabilir; belki de bu araştırmacılar yoluyla geleceğe yönelik çalışmalar, sanatla yapılan depresyon tedavisinde sanatçının etkinliği açısından önemini ortaya atmaya başlayacaktır.

Yazar: Cathy Malchiody
Çevirmen: Gözlem Küçük
Kaynak: psychologytoday

Libido Dergisi’nde yayımlanan, Libido Dergisi yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.

Yazar:

Libido Dergisi, psikanaliz, felsefe ve insan bilimleri alanlarında makale, deneme ve çevirileri içeren iki aylık bir psikanaliz dergisidir. Genel okur-yazar kitlede psikanaliz kuramlarına duyulan ilgilinin artması, psikanalizin yaygınlaşmasını amaçlamaktayız. Psikanaliz kuramlarına duyulan ilginin gelişmesi amacıyla farklı psikanaliz akımları hakkında en tutarlı akımları ve bilgileri okuyucu ile buluşturarak dergimizi ve psikanaliz hakkındaki Türkçe yazıları geliştirmeye çalışmaktayız.