Shauna Springer Ph.D., bu popüler makaleyi kaleme alırken Gainsville Florida’daki Kuzey Merkez Florida Klinik Psikoloji Derneği üyesi bir lisanslı psikologdu. Çalıştığı ve ihtisası olduğu alanlar evlilik ve ilişkiler konularını kapsamaktadır.

Kıskançlığın kültürler arasında oldukça evrensel bir tecrübe olarak sürekli yükselişte bir ünü vardır. Çeşitli şekillerdeki çekememezliğe veya kadın ile erkek kıskançlığı arasındaki varsayımsal farklara odaklanan türlü teoriler geliştirilmiştir. Kimileri, duygu yüklü bir bağ için gerçek, veya öyle algılanmış, rakipler ile ilgili duygusal kıskançlıkla, fiili veya muhayyel bir ihaneti içeren cinsel kıskançlık arasında ayırım yapmışlardır. Freud ve diğerleri ise oldukça yıkıcı olan patolojik kıskançlık ile daha yaygın olarak görülen ve partnerlerin arasındaki bağı korumak için geliştirilen normal kıskançlığın bazı şekilleri arasında derin bir ayrıma gitmişlerdir.  Bu yüzden, orta dereceli gerçekçi bir kıskançlık bir ilişkiyi korumaya hizmet ederken, kendilerini, ilişkilerini veya partnerlerini tahrip edebilme noktasına getirerek bireyleri tüketen ve saplantıya sokan kıskançlık, bıçağın diğer bir yüzüdür.

Kıskançlığın yıkıcı biçimleri düşük özsaygı ve güvensizlik hissinden kaynaklanabilir. Bu, ileride gerçekçi veya hayali olarak sevgi nesnesini kaybetme tehdidi ile büyüyebilir. Yıkıcı kıskançlığın diğer biçimleri, asıl amacın ilişkinin korunması değil de kontrol altında tutulmasının olduğu sahiplenici kıskançlık formlarını de kapsar. Bazısı kıskançlığın insanları ‘deli’ edebileceği görüşündedir. Nadir, uç durumlarda anksiyete, düş kırıklığı ve güvensizlik hissi veren kıskançlıklar, travma sonrası stres bozukluğuna (TSSB / PTSD) benzer bir sendrom olarak büyüyebilir. Uykusuzluk, uyarılmışlık, asabiyet ve saplantılı düşünceler gelişebilir. Bazı kişileri intihara sürükleyebilir; hatta daha da kötüsü, kıskançlık çoğunlukla kadınların partnerleri ve eşleri tarafından öldürülmelerine zemin hazırlayan bir faktör olur. Kültürel unsurlar da kıskançlığın duygusal karmaşasına eklendiğinde, bireyler eşin gerçek ya da hayali sadakatsizliğinden ötürü rezaletten yahut utançtan endişe duyabilirler.

Kıskançlıkla ilgili çoğu duygu, muhtemelen cinsi rekabete dayalı bir faktörken, bunların güven ve ihanet konularında ailemiz, çocuklarımızın emniyeti ve kendi selametimiz bakımından bir teminat olarak algıladığımız diğer boyutları da mevcuttur. Bizim için en yakın bağın yahut bir partnerin kaybı konusu anksiyeteyi harekete geçirebildiği gibi depresyonu da tetiklemesi mümkündür. İhanet suçlamaları, hatta cep telefonu numaralarını, emailleri kontrol etmek veya takip etme, casusluk gibi inceden inceye sadakat testleri genelde geri teper ve sonradan gerçekleğe dönüşen vehimlere bile sebep olabilir. Sancılı bir kıskançlık duyan diğerleriyse, tamamen zıt yönde hareket ederek değer verdikleri ilişkiyi ayaklar altına alıp, içe kapanık, çekingen ve küskün bir yapı sergileyebilirler.

Açıktır ki, güvenin paylaşım ve mahremiyet için vazgeçilmez olmasından ötürü, bu türden davranışların ilişkiyi tahribata sürüklemesi muhtemeldir. Böyle tavırlar geliştiren birey, kendisi hakkında çoğunlukla daha kötü hisseder (‘Daha önce bu kadar güvensiz bir kişi olabileceğimi hiç düşünmemiştim, ve onun email hesabını ele geçirmeyi istediğime inanamıyorum’). İrrasyonel bir kıskançlık nöbetine kapılmış can çekişen kişilerin korku dolu, panik halinde, şüpheci ve sinirli, kısacası sık sık yanlış kararlar verdiren, fevri davranışlara sebep olan ve sonunda çoklukla perişan bir ilişkiye yol açan tüm bu duyguları hissetmeleri muhtemeldir.

Zaman zaman biraz kıskanç hissetmek normaldir; eğer kısançlık sürekli veya yersiz bir duygu haline geliyorsa, bu, geçmişte gerçekten olmuş yahut bir vehim olarak algılanmış travmaların, sadakatsizliklerin yükünü yansıtabilir. Yoğun veya patolojik kıskançlık, düşük özsaygının veya, sahip olma yahut kontrol etme teşebbüsleri doğrultusunda, güvensizliğin saklanması yönünde aşırı bir çabanın ürünü olabilir. Danışmanlık veya psikoterapi desteği almak geçmişteki travmaların keşfedilip çözüme ulaştırılmasında ve güvensizlik hissiyle başedilmesi konusunda daha iyi sonuçların elde edilmesine katkı sağlayabilir.

Tabiidir ki, yukarda belirtildiği gibi, kıskançlık duygusuna karşı çok çeşitli, yoğun ve aşırı yanıtlar veya tepkiler ilişkiler için epey bir uyumsuzluk kaynağıdır; psikiyatrik ve psikolojik şekilde değerlendirmeleri, ayrıca psikoterapiyi gerektirirler. Fakat, bu umumi ama rahatsız edici hissi, yıkıcı bir şeyden yapıcı bir hale getirmek mümkün müdür?

Kıskançlık duygusunun bir parçası, bizim için değer taşıyan bir şeyi kaybetme korkusundan ve arzu edilen partnerin sadakatini sağlama arzusundan kaynaklanır. Eğer kıskançlığın patolojik şeklinin ve patolojik tepkilerinin ötesine geçersek, kıskançlığın daha ılımlı halleri, ilişkinize önem verdiğinize ve partnerinize olan hislerinizin (verdikleri acıya karşın) hala canlı olduğuna dair bir işaret olarak düşünülebilir. Kıskançlık, duygu durumunuzun ve yakın ilişkinizin sağlığına dair bir belirti görevi de görebilir.

Kıskançlığın normal sınırları içerisinde, bu duygular sizin, kendiniz hakkında aslında pek de iyi hissetmediğinizin bir nişanesi olarak da okunabilir. Yahut, en basit haliyle, kıskançlık hisleri ilişkinizin çok mesafeli olmasına veya birbirinizden kopmaya başladığınıza delalet ediyor olabilir. Bu tür durumlarda kıskançlık, bir erken uyarı sinyali vazifesi görerek, kendimize veya ilişkimizdeki samimiyet derecesine ilgi göstermemiz konusunda bizi ikaz eder.

Belki de kıskançlık, kendi kendinize verdiğiniz değerle alakalı duygularla bağlantılı olduğundan, bir öz muhasebe yapmalı ve kendiniz hakkında son zamanlarda iyi hissetmediğiniz alanları gözden geçirmelisinizdir. Dergilerde sürekli birinin özsaygısını geliştirmesinin, öz-imajını geliştirmesi ile eş olduğu hakkında tavsiye verilir. Örnek olarak, gardrobunuzu yenilemeniz, bir makyaj danışmanlığı almanız, yeni bir saç kesimi denemeniz, ‘baklava’ karın geliştirmeniz için kişisel bir antrenör tutmanız, kendinize yerel masaj salonunda bir gün ayırmanız gibi. Bu tür faaliyetler zaman zaman kendinizi dinlemenizi sağlayabilir, ancak bu müdahaleler kısa sürelidir ve cüzdanınız için neredeyse hep zahmetli bir durumdur. Benzer şekilde, özsaygı hakkında kitaplar okumak ve öz-olumlama ifadeleri kullanma pratiği bazı kişiler için yararlı olabilir, ama özsaygı için uzun dönemde en etkili girişim, seçimlerinizin ve davranışlarınızın kendi değerlerinizle uyuşma derecesini tahlil etmek noktasında olacaktır.

Özsaygı sorunlarını anlamada önemli sezgiler, hangi kararların veya eylemlerin içte yer etmiş değerler ve ideallerle çatıştığının değerlendirilmesi mesabesinde kazanılabilir. Uygulama üzerinden konuşursak, eğer sağlığınıza ve formunuza değer verdiğinizi düşünüyorsak, sağlık ve form kazanma aktiviteleriniz için gerçekte ne kadar zaman ve enerji harcıyorsunuz? Eğer inancınız veya doğru-yanlış algınız hükümlerizinde önemli bir yer tutuyorsa, hareketleriniz ahlaki değerlerinizle ne kadar örtüşüyor? Eğer eşinizle olan ilişkinize en yüksek önemi atfediyorsanız eşinizle iletişim kurmanız ve bunu korumanız adına verdiğiniz zamanın gerekli niteliği ve niceliğini kolluyor musunuz? Şu aralar varlığı zevk veren bir yoldaş mıydınız, yoksa eşinizi eleştirmeye ve küçümsemeye meyilli bir kişi miydiniz?  Bir muhasebe yapmanız, kendi ideal ve değerlerinizle örtüşen bir şekilde hareket etmeniz, kendi değerinizi arttırmanız ve kişisel gelişiminizi sağlamanız açısından çok güçlü bir etkiye sahip olabilir. Hayatın bir bütün olarak kavranması, kişinin kendisi için kendi değer ve standartlarını gerçekleştirmesi, esasen çok iyi hissettirecek birşeydir.

Daha evvel bahsedildiği gibi, kıskançlık hisleri sizin ve eşinizin bu aralar ayrı düştüğünüze de delalet edebilir. Eğer kıskançlık duygusunun kökeninde yatan buysa, en kestirme şekliyle birbirinizle daha fazla kaliteli vakit geçirmek, buna en iyi müdahale olacaktır. Bazen kıskançlık cinsel anlamda bir rakipten değil de partnerinizin zamanını vakfettiği şeyden dolayı kaynaklanabilir. Kontrol olmaksızın, rekabet konusu eylemlere iki tarafın da uzlaşı gösterdiği sınırlar koymak ve onları ilişkinin dışında tutmak bu konuda yardımcı olabilir.

Duygusal kıskançlık kişilerarası sınırların farklılığından dolayı da kök salabilir. Bir çift olarak, karşı cinslerle olan ilişkilerin nasıl ele alıncağının anlaşılması konusunda uzlaşı sağlamak, eşler için çoğu zaman yararlıdır. İkili için, karşı cinsten arkadaşlarını birbirlerine tanıştırarak, her birinin hayatlarında önemli rolleri olmasını sağlamak, çiftler için çoğunlukla faydalı bulunabilir. Partnerlerin iş seyahatlari hakkında konuşması ve her iki tarafın da bunları bir karara bağlayarak içlerini rahatlatması korkuları çoğunlukla hafifletecektir. İletişim ve tatmin olma duygusu genelde güven ve mahremiyetin kurulması ve devam etmesinin anahtarlarıdır.

Korkularımız, hatalarımız, hassas yanlarımız hakkında dürüst bir diyalog, güven oluşturmada yardımcı olurken, suçlayıcı davranış, dargınlık ve emniyetsizlik tam tersi için bir reçetedir. Diğer insanlara duyulan çekim ilişkide gerçek bir tehdit unsuru olabilir. ‘Tekeşlilik Miti’ kitabının yazarı Peggy Vaughn ‘gerçek dürüstlük sadece yalan söylememek anlamına gelmez, bilgi vermekten sakınıp kaçınmak da ilişkinizi tehdit eder’ der. Eğer bir çift güven sağlayabiliyor ve bazen de başkalarına çekim duyma tehlikesini konuşabiliyorsa, bu, ilişkide mahremiyet ve güven seviyesini tesis edebilir.

İdeal olan ise, kişilik unsurlarının, iç sezgilerin, iletişim becerilerinin ve her bir partnerin olabilecek en dürüst diyaloğu tesis etmesini sağlamasında pürüzler oluşturabilecek kişisel tarihinin (bazen travmatik de olsa) geçmiş tecrübelerinin farkında olmaktır. Güven ancak iletişim noktasındaki hassasiyetlerde makul riskler alınabilecek ve olumlu bir sonuç verebilecek durumlarda inşaa edilebilir. Bu da çoğunlukla zaman alır. Kendini ifade etme, suçlamalarla karşılaşacağından ve incinmeler, ileride daha az şeffaflığa yol açacağından, sağduyu gereklidir. 

Özet olarak, belirtilmemiz gerekir ki bizler muhtemelen doğa tarafından kıskançlıkla, en azından bir süreliğine, başetmeye çalışacak şekilde dizayn edilmişiz. Orta dereceli ve nadir kıskançlık nöbetleri tamamen normal olabilir, bazen biraz güvensizliğe işaret eder, yahut ilişkilerimize sahip çıkmamız için yardımcı bir uyarıdır. Patolojik kıskançlık bir ilişkide oldukça yıkıcı olabilir, ve hatta ekstrem durumlarda saldırgan davranış, intihar yahut cinayete kadar varacak kadar tehlikelidir. Kimi zaman geçmiş travmalar kontrol gerektirir, yoksa kişisel faktörler işi sapkın hatta aşırı uç noktalara sürükleyebilir. Ekstrem kıskançlık vakalarında, kişilerin takıntılı, depresif, aşırı kontrolcü veya çokça vesveseli olduğu durumlarda psikolojik ve psikiyatrik konsültasyon oldukça mühimdir.

İlişkinin ilerlemesi ve doğal kıskançlık hisleri ile başedilmesi istenen durumlarda, çoğu zaman aslında kıskançlık hissetmek değil de bu doğal duyguya verdiğimiz karşılık, ilişkilerimiz için zararlıdır. Kıskançlık için iletişim iki ucu keskin bir bıçaktır. Eğer suçlayıcı, sahiplenici ve kontrol edici olarak algılanan bir diyalog kurarsak bu ilişkiyi geriye taşır. Olgun bir ilişkide, kıskançlıkla bağlantılı olan güvensizliklerin, cazibelerin ve hassas duyguların paylaşımı ilişkide mahremiyeti ve emniyeti arttırmada yardımcı olabilir.

Yazar: Shauna Springer
Çevirmen: Merve Kaftancıoğlu
Kaynak: cpancf

Libido Dergisi’nde yayımlanan, Libido Dergisi yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.

Yazar:

Libido Dergisi, psikanaliz, felsefe ve insan bilimleri alanlarında makale, deneme ve çevirileri içeren iki aylık bir psikanaliz dergisidir. Genel okur-yazar kitlede psikanaliz kuramlarına duyulan ilgilinin artması, psikanalizin yaygınlaşmasını amaçlamaktayız. Psikanaliz kuramlarına duyulan ilginin gelişmesi amacıyla farklı psikanaliz akımları hakkında en tutarlı akımları ve bilgileri okuyucu ile buluşturarak dergimizi ve psikanaliz hakkındaki Türkçe yazıları geliştirmeye çalışmaktayız.