Bir annenin kıskançlığı kızının normal gelişimini bozar.

“Will I Ever Be Good Enough?” (Yeterince İyi Olacak Mıyım?), “Healing the Daughters Of Narcissistic Mothers?” (Narsist Annelerin Kızlarını İyileştirme) kitaplarını yazarken, bir müzik parçasındaki melodiler gibi belli acıklı hikayeleri tekrar tekrar dinlediğimi keşfettim. Bir tema ise kızlarını kıskanan annelerdi. Hatta öyle ki, anne yüksek derece narsistik özelliklere sahip olduğunda anne-kızın ‘’On Kırıcı Sözü’’ diye adlandırdığım şeye yer verdim.

Normal ya da daha sağlıklı anneler çocuklarıyla gurur duyar ve çocuklarının çok başarılı olmalarını isterler. Ancak narsisistik bir anne kızını bir tehdit olarak algılayabilir. Eğer dikkat anneden kayarsa, çocuk öç, küçük duruma düşürülme ve cezalandırılma acısını çeker. Anneler kızlarını çoğu nedenden dolayı kıskanabilir: Görünüşleri, gençliği, maddi mal varlığı, hünerleri, eğitimi ve hatta genç kızların babalarıyla olan ilişkileri. Bu kıskançlık özellikle kızlar için çifte mesaj taşıdığı için zordur: “Anne gurur duyduğu için iyi yap, ama çok da iyi yapma ya da anneyi gölgede bırakma.”

  • Samantha her zaman ailede minyon yapılı olandır. Obez olan annesi de dahil olmak üzere akrabalarının çoğunun kilolu olduğunu söylüyor. Samantha 22 yaşındayken annesi, elbiselerini dolabının dışına çıkarıp yırtmış ve çığlık atarak “Bu günlerde kim sıfır beden giyer? Kim olduğunu sanıyorsun sen? Anoreksik olmalısının ve senin için yardım almamız gerek!”
  • Felice ise bana, annesinin onun her zaman güzel olmasını ama çok da güzel olmamasını istediğini söyledi. “Hoş küçük bir belim vardı ama bel çizgimi belli eden bir kemer taktığımda annem bana bir fahişe gibi göründüğümü söylerdi.” dedi.
  • Mary üzülerek “Annem bana çirkin olduğumu söyler. Mezuniyet balosu kraliçesi adayıydım ve annem arkadaşlarına karşı gururluymuş gibi davrandı ama sonra beni cezalandırdı. Burada şu delirtici soru ortaya çıkıyor: Gerçek ben mi çirkinim yoksa gerçek dünyada sahte mi olmalıyım? Hala anlamıyorum.’’ dedi.

Çoğu insan kıskanılmanın arzulanabilir, güçlü bir deneyim olduğuna inanırken gerçekte kıskanılmak, özellikle de birinin annesi tarafından kıskanılması, çirkin ve sinir bozucudur. Kızının benlik algısı, küçümseme ve eleştiriyle yok edilmiştir. İyiliği sorgulanmış ya da yaftalanmış ya da umursanmamıştır; bu da “bir insan olarak gerçekliği silinmiş” gibi hissetmesine neden olur. (Cinderella ve Kız Kardeşler: Kıskanılan ve Kıskananlar). Kız, annesinin neyi kıskandığını çözümledikçe, kendini değersiz hisseder. Kendi annesinin ona neden kötü hisleri olabileceği kıza hiç bir şekilde mantıklı gelmez. Kız durumunu anlamlandırmak için elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışır ve onda yanlış bir şeyler olabileceğine karar verir.

Narsist annelerin kızlarının tipik olarak kendi anneleri tarafından kıskanıldıklarını tartışmayı zor bulduklarını ve hatta bununla başa çıkmayı daha zor bulduklarını gördüm. Genellikle anne kıskançlığının ne olduğunu anlamak için kendi iyiliklerini yeterince görmüyorlar. Bunun yerine, yine yanlış bir şey yaptıklarına inanıyorlar. Eğer “yeterince iyi değil” hissini içselleştirmişler ise, kendilerini herhangi birinin kıskanacağı biri olarak görmezler. Bu da sağlıklı gelişim ve benlik algısı yaratmada sorunlar yaratır.

Bu sırada anneye neler olur? Kıskançlık, güvensiz annenin geçici olarak kendisini daha iyi hissetmesini sağlar. Eğer anne kızını kıskanır ve sonra eleştirir ve kızının değerini azaltırsa, kendi kırılgan özsaygısına olan tehdidi azaltmış olur. Kıskançlık, narsistlerin kitabında güçlü bir araçtır ve bunu annenin diğer insanlarla olan ilişkilerinde de görürsünüz. Ancak kızına yönlendirildiğinde bu, çaresizlik ve acılı öz şüphe hislerine neden olur. Bir annenin kıskançlığının kızı için sorunlar yaratmasının birçok şekli olmasına rağmen, gelin sadece birkaç tanesine bakalım.

Gelişimsel Baltalama

Genç kız büyürken, annesini dünyada nasıl bir kız, kadın, arkadaş, sevgili ve insan olunacağının ilk örneği olarak kullanır. Eğer aynı anne çocuğu aşağılar ve başarılarını kıskanırsa, çocuk sadece şaşkına dönmekle kalmaz aynı zamanda sık sık pes eder. Çünkü, her gelişimsel süreci özenle, sevgiyle, destekle ve cesaretlendirmeyle doldurmak ailenin işidir, kız açıklayamadığı bir boşluk bulur. Çoğu çocuk, ailesini memnun etmeye çalışır, bu karışık mesaj verildiğinde hiçbir şey yapmamak daha kolay ve belki de daha güvenlidir; böylece eleştiriyle karşı karşıya kalmaz. Anneden gelen mesaj şudur: “Eğer ilkinde başaramazsan, vazgeç!’’

Babayla Bozuk İlişkiler

Elbette çocuklar her iki evebeyn ile de sağlıklı ilişkilere ihtyaç duyar. Eğer anne, kızın babayla kurduğu ilişkiyi kıskanırsa, kız ne yapar? Kız, her iki evebeyni de onu sevsin ister. Onu kim memnun eder? Bu hassas dengeyle nasıl başa çıkar? Daha karmaşık soru, baba ne yapar? Sıklıkla kadın narsistlerle ilişkileri olan erkekler, olgun ilişkiyi sürdürmek için anneye hitap etmeyi seçer. Yani bu babayla kızının bağlantısını koparır ve elbette bu durumda kız, her iki evebeyniyle duygusal bağının eksiklikliğini çeker.

Ensest

Anne-kız kıskançlığının en uç durumları ensestin olduğu ailelerde ortaya çıkar. Eğer baba suçluysa, anne, baba-kız ilişkisini kıskanır hale gelirse, sonra anne de bir suçlu olur ve kıza öncelik vermez. Onun yerine, kızını “kocasının peşinde koşan öteki kadın” olarak görür. Çalıştığımız, babanın suçlu olduğu çoğu ensest vakasında durum böyle değildir. Olması gerektiği gibi anne kızının tarafını tutar ve suçluyu terk eder. Ancak, bazen annedeki kıskançlığın dinamiğini görüyoruz ve bu acı verici. Böyle durumlarda kız sadece cinsel istismar kurbanı değil aynı zamanda annesinin kıskançlığının ve öfkesinin de kurbanı olur.

Sevilmemenin Acısı

Tüm annenin kızına duyduğu kıskançlık vakalarında, kız, sağlıklı bir insan olarak kim olduğuna dair çok küçük bir destekle yalnız bırakılır. Sevgisiz hisseder ve Rahibe Theresa şöyle demiştir: En kötü yoksulluk yalnızlık ve sevgisizlik hissidir. Kıskançlık, gelişen bir genci yok eden öfke gibidir. Her yaştaki çocuk için korkutucudur.

Bu konu üzerine diğer yazarlar ve edebiyatçıların incelemesinde çoğu, anne-kız kıskançlığının yanlış yorumlandığını ya da aslında o kadar yaygın olmadığını söyler. Bazıları “bir derecede normal” bile der. Genç kızları güzel genç kadınlar olmaya başlarken, kadınlar sıklıkla menapoza girerler ve kimileri anneler için yaşlanmayla ilgili bazı alıngan hisleri olmanın normal olabileceğini dile getirir. Normal olmayan narsistik anneler tarafından hissedilen zehirli ve yıpratıcı kıskançlığı anlamak önemlidir. Çıta yükselir. Bu yıkıcıdır. Narsistik annelerin kızlarının yaşayacağı zorluk, anormal anne kıskançlığının farkına varmak ve nasıl baş edeceğini öğrenmektir.

Narsistik ailelerdeki ortak kalıp, sürekli diğerleriyle kıyaslamalardır. Kıskançlık, diğer bir çok bağlamda da çirkin yüzünü gösterir. “Ailemiz nasıl diğerleri kadar iyi olur ve dış dünyaya yeterince iyi görünüyor muyuz?” Çocuklar bunu yapmayı öğrenir ve kıyaslamalardan her zaman endişe duyan yetişkinler olurlar. Eğer bu sensen ve narsist bir aile tarafından yetiştirildiysen, nasıl baş edeceğini öğrenmek bir zorunluluk ve kendi iyileşmenin bir parçasıdır. Narsistlere ters düşmek hiç iyi değildir. Kendini kendi karmaşıklığından kurtarmak ve kıskançlığın ne olduğunu anlamak zorundasın. Bunu yapmak için kendi özünü ve gücünü tanımalısın. Kinci ve intikamcı olma çünkü bu seni mahveder. Kıskançlık seni ait olmadığın bir yola sokar. Bu evebeynlerinin rahatsızlığının bir parçası. “Kıskançlık, insanların cehaletinden, kendi sahip oldukları tanrı vergilerine inanç yoksunluğundan kaynaklanır.” (Jean Vanier) Bunu kabul etmek zorunda değilsin.

Yazan: Karyl McBride
Çeviren: Esra Demirezen
Kaynak: psychologytoday

Libido Dergisi’nde yayımlanan, Libido Dergisi yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.

Yazar:

Libido Dergisi, psikanaliz, felsefe ve insan bilimleri alanlarında makale, deneme ve çevirileri içeren iki aylık bir psikanaliz dergisidir. Genel okur-yazar kitlede psikanaliz kuramlarına duyulan ilgilinin artması, psikanalizin yaygınlaşmasını amaçlamaktayız. Psikanaliz kuramlarına duyulan ilginin gelişmesi amacıyla farklı psikanaliz akımları hakkında en tutarlı akımları ve bilgileri okuyucu ile buluşturarak dergimizi ve psikanaliz hakkındaki Türkçe yazıları geliştirmeye çalışmaktayız.