OKB, her yaştan çocuğun başına bela olabilecek diğer kaygı bozuklukları gibi, genellikle ebeveynler ve eğitmenler tarafından fark edilemez. Amerika Anksiyete ve Depresyon Derneği’ne göre, OKB farklı şekillerde kendini gösterir, ancak bu geniş bir tanımlamadır:

“Genel olarak, istenmeyen ve zorlayıcı düşüncelerden muzdarip OKB’ye sahip olanlar, bu düşünceleri akıllarından çıkaramazlar (Takıntılar); endişelerini hafifletmek için sık sık ritüelistik davranışları ve rutini yapmaya zorlanırlar (Zorunluluklar). Yetişkinlerden farklı olarak, OKB olan çocuklar ve gençler, takıntılarının ve zorlayıcı davranışlarının aşırı olduğunun veya semptomlarını tedavi edilebilen bir bozukluk olduğunun farkına varamayabilirler.”

Yetişkin nüfusun yüzde 1’inin OKB’ye sahip olduğu tahmin edilmektedir, ancak sıklıkla teşhis edilmediği ve yanlış tanılandığı için yaygınlık derecesi daha yüksek olabilir. Çocuklarda tahmini olarak 200/1 OKB’ye rastlanırken, lise döneminde olan gençlerde yaklaşık %20 oranında kendini gösterir. Ne zaman ortaya çıkar? Her yaşta olabilir, ancak genellikle ilk olarak 8-12 yaşları arasında ve geç dönem ergenlik dönemi ile erken erişkinlik dönemi arasında kendini gösterir. OKB’ye sahip öğrenciler genellikle yanlış anlaşılmıştır – ve sadece akademik olarak acı çekmezler, aynı zamanda eziyet içinde yaşayabilirler.

“OKB olan öğrenciler hayalci, kendinden geçmiş, ilgisiz hatta tembel gibi görünebilirler. Odaksız ve konsantre olamıyor gibi görünebilirler. Ancak aslında, başlarının etini yiyen ya da kafa karıştırıcı dürtülerine, stresli ve kimi zaman dehşet verici OKB düşüncelere ve görüntülere odaklanmakla meşgullerdir. Ayrıca sıkıntılarını gidermek için, açıkça veya gizlice ritüelleri tamamlamaya odaklanmış olabilirler.

Bu, eğitmenler için sinir bozucu olurken, OKB’ye sahip öğrenciler için ise işkence olabilir. Bu bozukluğun saptanması zor olabilir, çünkü gözlemlenebilir semptomları diğer durumlara ve zihinsel bozukluklara benzer ve zihinsel ritüeller gözlenemez. Çocuklarda ve ergenlerde görülen belirtiler zaman içinde değişebilir ve belirgin bir sebep olmadan artmaya ya da azalmaya eğilimlidir. OKB’yi işaret edebilecek davranışların çeşitliliğini iyi kavrayan okul personeli, öğrenciye yardımcı olacak bir plan başlatmak için daha donanımlıdır.”

Sarah Maraniss Vander Schaaff der ki:

“Ocak ayında The Post için, kendi OKB deneyimi hikayemi yazmıştım. Zihinsel hastalığın kabulü ve reddi dediğim hayatımın kırk yılını, OKB’nin zulmüyle geçirdim. Çocuklarımıza yardım etmeliyiz. Ve iyi haber şu ki, yapabiliriz.”

OKB, esprili bir hashtag değildir. Ve işleri belirli bir şekilde yapmak arzusunu tanımlamak sevimli bir yol değildir. Bu, bir bireyin aklını ve hayatını istila eden saplantı ve zorlayıcı bir cehennemdir ve çatışmayı arttırıp aklın, iradenin, sevginin her parçasına baskın gelerek, kendi yolunu bulur.

Yaşamın başında başlar ve giderek kötüleşir, uzmanlar tarafından bile tanı konulamaz. Ve zihinsel sağlık uzmanlarının çoğu, OKB tedavisinde iyi değillerdir. Ancak 1980’lerden, okul otobüsünün hiç gelmeyeceği yönündeki takıntılı bir endişe nedeniyle sırt çantasında saatler ve seyahat alarmları taşıyan küçük bir kız olduğumdan beri, Bilişsel Davranış Terapisinin (BDT) etkili bir tedavi olduğu kanıtlandı. Bu tedaviye çocuklukta başlanırsa, OKB’lilerin hayatının seyrini değiştirebilir.

9-15 Eylül haftası OKB Bilinç Haftasıdır. Televizyon dizisi “Monk” un el yıkama ve aşırı gözlem atakları hakkında espriler yapmayı geçelim ve OKB’nin kontrolsüz büyüdüğü zaman genç bir zihne ne yaptığını inceleyelim.

Ethan Smith’in takıntıları, ebeveynlerinin öleceği endişesiyle başladı. Anaokulu boyunca, bir sinek yutup ölebileceğinden korktu, bu yüzden, ne zaman okula girse, burnunu ve kulaklarını kapatıp, nefesini tuttu. Sonra kusma korkusu geldi. Geceleri, bu müdahaleci endişeleri gidermek için altı veya yedi saat boyunca ritüeller yapıyordu.

Bu ritüeller hakkında kimseyle konuşmadı. “Bana normal geliyordu” dedi.

Üçüncü sınıfın ortasında, yutma korkusu geliştirdi. Diyetini tavuk suyu ve patates püresiyle sınırladı. Dördüncü sınıfa geldiğinde, annesiyle alışverişe gittiğinde öksürük şuruplarını ve kâğıt mendilleri toplayıp, hasta olma ihtimaline karşın okuldaki sırasında saklamaya başladı. Daha sonra psikiyatra gitmeye başladı. “Başlangıçta bile çok yumuşak oldukları hissettim” dedi. Akıllı ve zeki davranarak on yıllar boyunca onlara oynadı. Ve kaygılarını gidermek için dünyasını, ailesini ve akademik ortamını şekillendirdi.

Okulda bir arının onu sokabileceğinden korkmaya başladığı zaman, okuldan kaçmanın da yolunu bulmuş oldu. Termometreyi sıcak suya koyarak, ateş sıcaklığına gelmesini sağladı. Yüzünün kızarmış görünmesini sağlamak için allık kullandı. Kanayana kadar karnını kaşıdı ve annesine merdivenlerden düştüğünü söyledi. Eğer okula gitmek zorunda kaldıysa, sınıftan kaçmak için salonlarda dolaşmaya başladı; öğrenmek istemediği için değil, oturmak onu daha kolay bir hedef yaptığı için.

Lisede, Ethan ilk panik atak krizini geçirdi. Matematik dersinde gerçekleşen bu atak, onu sersemleştirmişti. Öğretmenine koştu ve “ ölüyorum, yardım edin, ölüyorum” diye yalvardı.

Bundan sonra beyninde tümör olduğunu düşündü, ama yoktu. OKB tanısı konuldu ve ilaç kullanmaya başladı. Ancak kaygı durumu devam etti ve ateşi çıktığı zaman kötü bir şeyler olacağı ve öleceği endişesi üzerine yoğunlaştı. Günde defalarca ateşini ölçmeye başlamıştı; banyoda, köşelerde saklanarak, olabilecek her yerde. Termometrenin her okunması farklı bir şey ifade ediyordu ve gününü nasıl belirleyeceklerine dair kurallar geliştirdi.

Panik durumu devam etti. “Sonunda, bayılacağımı düşünmeden okula doğru yürüyemeyeceğim noktaya geldim.” dedi.

Eğitiminin ikinci yılında okulu bıraktı ve  OKB’sine %100 uyumlu olduğunu söylediği alternatif bir açık kampus eğitimine kaydoldu. Bu okul ona uygundu çünkü istediği zaman sınıftan dışarı çıkabiliyordu.

11. sınıfta, muhteşem bir performansla teatral olarak geliştiği ama hiç arkadaşının olmadığı özel bir okula kabul edildi. Ve hala termometreyi okula getiriyordu ve annesiyle gün içinde defalarca görüşüyordu.

Tüm bunlar olurken, Ethan psikiyatr kontrolü altında olduğunu ve antidepresanlarla tedavi edildiğini hatırlatmak önem taşıyor. Ayrıca, saplantılı endişelerinden bazıları, görünüşe göre bazı fiziksel hastalıklarla da destekleniyordu.

Katı besinlerden ve boğulmaktan korktuğu zaman doktor, bademciklerinin şiştiğini keşfetti ve onları aldı. Ancak OKB’si olan herkessin de söyleyebileceği gibi, eğer bir endişe giderse yerine hemen yeni bir endişe gelir.

Ethan bunu üniversiteye kadar taşıdı ve ani baş dönmelerinden iki ay öncesine kadar sürdü ve beyin tümörü korkusu, onu yurt odasından çıkamayacak hale getirdi. Annesi onunla pazarlık yaptı. Eğer Ethan sömestri bitirecekse, o da kampüsün yakınında bir evde kalacaktı. Ethan sömestri tamamladı fakat ara dönem tatili için eve gittikten sonra, bir daha okula dönmedi.

Bu son on yılın en şiddetli OKB’siydi.

“Mutluluk, denklemin bir parçası değildi” dedi. “Eğer işlerim varsa hayat o zaman iyi olur. Annemi günde altmış kez aramamın ya da ateşimi ölçmemin önemi yoktu. Çalışsaydım o zaman ‘sağlıklıydım ve hasta değildim’ ve diğer her şeyi kabul ettim.”

Semptomlara karşı direnmek onun tüm enerjisini aldı ve çeşitli kalıplar geliştirdi. Devamsızlıklarını çeşitli bedensel hastalıklarla ve hatta büyük annesi ve büyük babasını birkaç kez öldürerek ve ölüm tarihlerini değiştirerek açıkladı.

“Zihinsel olarak bir şeylerin yanlış olduğunu söyleyemezdim” dedi.

OKB’liler ya da OKB’lilerle yaşayanlar için, zihinsel bir hastalığı, hayatın dürüst aksilikleri ve tehlikelerinden ayırmak ya da bireyin belirli kişiliğinden başka bir şey olarak görmek zor olabilir. 

Ethan sonunda dibe vurdu; kendi yiyeceğine veya suyuna zehir koyarak ya da zorla kontrol etmek istemek gibi takıntılı bir endişesinin olduğu hastanedeki BT (Bilgisayarlı Tomografi) taramalarında başını vurarak kendini öldüreceği korkusuyla, bilekleri bağlanarak yatalak oldu.

Zihinsel, yaratıcı ve yüksek derecede yetenekli olan OKB’li kişilerin kabus türleri böyle devam eder. Endişeler ve kişinin zihni ile acımasız bir savaş olabilir. Ethan sonunda, ülkedeki böylesi bozukluklar için ilk konut tedavi programı olan Boston dışındaki McLean Hastanesi’nde Obsesif Kompulsif Bozukluk Enstitüsüne gitti.

Atıldı. Çok düzensizdi, uyumsuzdu ve ailesinden ayrı olmanın üstesinden gelemiyordu. Fakat, Florida’da, ayakta tedavi eden bir klinikte çalışan ve OKB ile ilgili bazı başarılar elde eden bir psikiyatra ulaşıldı. Kalabilirdi. İki ay sonra atıldı.

Ethan, BT ile başının sağlığını kontrol etmeye öylesine güdümlüydü ki, başını keskin bir kaya ile keserek bir yaralanma yaşadı. Ardından, ara bir sokak bulup bir kar tepeciğine atladı, bilinçsiz gibi davranıyordu. Klinisyenleri tarafından oluşturulan ve ailesinin ve kendisinin imzaladığı bir davranış anlaşmasını içeren sağlık sözleşmesinin koşulları hastaneye gidemeyeceğini söylüyordu. Fakat acil servise gidemeyeceğini söylemiyordu.

Ancak terapistler ve ailesi taktiklerini biliyordu. “İlk kez köşeye sıkışmıştım ve çıkamıyordum” diyor Ethan.

Sonra, sağlam sevgi olarak tanımladığı şeylerle ve ayakta tedavi terapisiyle, yavaş yavaş daha iyi oldu. OKB ve Sergileme ve Tepki Önleme’ye kabul edildikten sonra gelişim gösterdi. Düşünceleriyle yeni bir ilişki geliştirmesi öğretildi. Hayatın belirsizlikleri ile yaşamayı ve kaygıyı saplantılı-kompulsif düşünceler ve eylemler ile defedemeyeceğini öğrendi. Korkularına kapıldığı için, onlara alışmayı öğrendi. Bu kolay değildi. 32 yılını OKB ile geçirmişti.

Bugün, Ethan yaşıyor ve Los Angeles’ta başarılı bir şekilde çalışıyor. Ayrıca, Uluslararası Obsesif Kompulsif Bozukluk Vakfı’nın, insanların durum hakkında daha doğru bir şekilde bilgilendirilmesine yardımcı olmak için ülke çapında “İyileşme Turu için Ekim Yolculuğu” çabasının bir parçasıdır.

Jeff Szymanski, Uluslararası OKB Vakfı’nın yönetici direktörü ve mesleğinin erken dönemlerinde Bilişsel Davranış Terapisi eğitimi alan bir klinik psikologdur. OKB tedavisinde BDT’nin rolünün çok önemli olduğuna inanıyor.

Bozukluğu olan insanların “yapışkan” düşüncelerinin olduğunu belirtir. Bu takıntılı düşünceler OKB’deki “O”dur. Bu olumsuz veya müdahaleci düşünceleri bastırmaya çalışan içsel veya dışsal davranışlar, “K.” Ve “B” harfi de düşüncelerin ve eylemlerin ızdırap olduğu, zaman tüketen, kişisel bakımı, ilişkileri, okulu engelleyen ve kişinin tüm işlevsel yapısına zarar veren bozukluk demektir.

Bilişsel Davranış Terapisi, özellikle Sergileme ve Tepki Önleme bir hastanın anksiyeteyi tanımlamasına ve onunla birlikte yaşamayı öğrenmesine yardımcı olur. Sonuçta, o kişi “Hey, beyin, tehlikeli olduğunu düşündüğün şey o kadar tehlikeli değildir ve sessiz olabilirsin” diyebilir.

Aslında beyne yeniden tel sarar. Davranış, beyni değiştirebilir. Bu yüzden Szymanski, Bilişsel Davranış Terapisinin OKB’li çocuklarda uygulanacak ilk tedavi olduğunu söyler. Fakat çocuklarda bu tanı, tam bir kesinlikle konulamıyor. Etkili tedaviye başlamadan önce, belirtilerin başlangıcından sonra 14 ila 17 yıl geçebilir. Ve çoğu semptom, ergenlik döneminde, 8-12 yaşları arasında, uyku halindeki genlerin devreye girdiği zaman geliştiğini söyler.

Vakıf, ebeveynlere, çocuk doktorlarına ve eğitimcilere doğrudan mesajla ulaşmayı umuyor: OKB’yi nasıl tanıyacağınızı, nasıl bir tedavi olması gerektiğini ve tedavinin nerede olacağını bilin.

Szymanski, “Zihinsel hastalık konusunda bir ton damgalama var ve OKB’ye yakalandıktan bu sonra şiddetleniyor” dedi. “Popüler kültür acayipsin diyor ve ben de OKB’liyim.”

Ve gerçek OKB çoğu zaman konuşulmaz. Kaygının normal olduğu bir ailede büyümek durumunda, ya da davranışın okuldan kaçmak olarak etiketlendiği bir okulda ya da kimse söz etmek için çok özel olan gizli ritüeller hakkında konuşmazsa, OKB’yi anlamak zordur.

Çocukların ve gençlerin ne tür saplantıları vardır?

Çocuklar mikroplar, hastalanma, ölme, kötü şeyler oluyor ya da yanlış bir şeyler yapmak hakkında endişeli olabilirler. Her şeyin “doğru” olması gerektiği hissi çocuklarda sık görülür. Bazı çocuklar rahatsız edici düşünceler veya başkalarını incitecek imajlar ya da uygun olmayan düşünce veya cinsel imgelere sahip olabilirler.

Çocukların ve gençlerin hangi kompulsiyon veya ritüelleri vardır?

Yıkama ve temizleme, doğru olana kadar eylemleri tekrarlama, tekrar başlamak, eşit şekilde iş yapmak, silmek, yeniden yazmak, aynı soruyu tekrar tekrar sormak, itiraf etmek ya da özür dilemek, şanslı kelimeler ya da rakamlar söylemek gibi birçok farklı ritüel vardır. Kontrol etme, dokunma, vurma, sayma, dua etme, sıralama, düzenleme ve saklama.

Çocuklar ve gençler arasında OKB ne kadar yaygın?

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki yaklaşık yarım milyon çocuk, OKB’den muzdarip. Bu, yaklaşık 200 çocuktan birinde veya ortalama boyutlu bir ilkokulda dört ila beş çocuğun ve orta ila büyük bir lise için yaklaşık 20 ergenin OKB’ye sahip olabileceği anlamına gelir.

Yazar: Aureen Pinto Wagner Rochester Üniversitesi Tıp ve Dişhekimliği Fakültesi Nöroloji Klinik Doçenti Profesörü; Uluslararası OKB Vakfı Bilimsel Danışma Kurulu Üyesi
Çevirmen: Gözlem Küçük
Kaynak:
washingtonpost

Libido Dergisi’nde yayımlanan, Libido Dergisi yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.

Yazar:

Libido Dergisi, psikanaliz, felsefe ve insan bilimleri alanlarında makale, deneme ve çevirileri içeren iki aylık bir psikanaliz dergisidir. Genel okur-yazar kitlede psikanaliz kuramlarına duyulan ilgilinin artması, psikanalizin yaygınlaşmasını amaçlamaktayız. Psikanaliz kuramlarına duyulan ilginin gelişmesi amacıyla farklı psikanaliz akımları hakkında en tutarlı akımları ve bilgileri okuyucu ile buluşturarak dergimizi ve psikanaliz hakkındaki Türkçe yazıları geliştirmeye çalışmaktayız.