Patolojik yalancılık (PY) tartışmalı bir konudur. Ana unsurları üzerinde genel bir fikir birliği olmakla beraber, şu ana kadar psikiyatri camiasında tanımına ilişkin herhangi bir uzlaşı bulunmamaktadır. Patolojik Yalancılık, belirgin bir psikolojik güdü ya da dışsal yararı belirlenemeyen, gelişim aşamaları uzun (belki de hayat boyu) süren, sık görülen ve tekrarlanan bir yalan söyleme ile nitelenir. Sıradan yalanlar hedefe yönelik ve gözle görülür fayda sağlamak için veya cezayı önlemek için söylenirken, patolojik yalanlar genellikle amaçsız görünür. Bazı durumlarda, patolojik yalanlar davranışı daha da anlaşılmaz hale getirecek şekilde kendi kendini suçlayıcı veya kendine zarar verici olabilirler. Kendi göreceli bilinmezliğine rağmen, PY, yüzyılı aşkın bir süredir psikiyatrik literatürde geçerliliği kabul edilmiş ve hakkında yazı yazılmıştır. Alman Doktor Anton Delbruck, Patolojik Yalancılık kavramını tanımlayan ilk kişi olarak bilinir. Hastalarından bazılarının özel bir kategoriye hak kazandıkları için çok olağandışı ve orantısız yalanlar söylediğini gözlemlemiştir. Akabinde yalanları “fantastik psödoloji” (pseu-dologia phantastica: düşlemsel yalanlar: Bazı histeri vakalarında görülen, aşırı derecede yalan söyleme şeklinde kendini belli eden bir durum.) olarak nitelendirdi.

Vaka Örneği

Bay A çaresizdi. İşten kovulma riski altında olduğu için değil, yalancı davranışları onu bir köşeye sıkıştırdığı için başka bir iş daha kaybetmek üzereydi. Meslektaşlarına tedavi edilemez bir hastalığı olduğunu ve palyatif tedavi (hastalığın nedenini ortadan kaldırmayıp, patolojik olayı veya nedeni kısmen engelleyerek hastalığın gelişmesini yavaşlatarak yapılan tedavi.) gördüğünü söyleyerek defalarca yalan söylemişti. Başlangıçta iş arkadaşları kendisine duyarlılık ve kaygıyla yaklaşıyordu, ancak haftalar geçtikçe meslektaşlarının dikkatli incelemeleri üzerine çevrildi. İzini kaybettirmek ve ölümcül bir hastalığa yakalanışına gerekçe göstermek için giderek daha şoke edici yalanlar anlatmak zorunda kaldı. En sonunda, baskı çekilmez hale geldiğinde, birdenbire işe gitmeyi bıraktı. Görünüşe bakılırsa, Bay A bu yalanları meslektaşlarının sempatisini kazanmak için söyledi, ancak duygusal sıkıntı ve olası iş kaybı yönünden yalan söylemenin sonuçları, hissedilen kazançtan çok daha ağır basmaktaydı. Bay A, geçmişte yalancılığı nedeniyle birkaç başka işini kaybetti ve hüsrana uğradı. Aile üyeleri sıklıkla onun bariz yalan söylediğini ve hatta karşı karşıya kalındığında ve yanlış olduğu ispatlandığında bile hala doğru olduklarına yemin ettiğini bildirdiler. Bay A en sonunda, kendi yalan söylemesini durduramayacağına karar verdikten sonra psikiyatrik yardım istedi.

Bu senaryo veya benzeri öyküler, klinik uygulamalarda sıra dışı değildir. Zihinsel sağlık uzmanlarından, avukatlardan ve dünyanın dört bir yanındaki insanlardan aldığım mektuplar, tanıdıkları insanlardaki benzer özelliklerini tanımlıyor- aşırı yalancılık, yanlış olduğu kolaylıkla doğrulanabilme, görünüşte yalancıya yararsız olma ve hatta yalancıya zararlı olabilme, şeklinde tanımlanan özellikleri şimdiye kadar zaman içinde defalarca söylenir. Seçkin ve başarılı bireyler bile, bu davranıştan muaf değildir-  örneğin tanınmış Yargıç Patrick Couwenberg Kaliforniya’daki davasında, resmi görevinden sadece yalan söylemekten değil, aynı zamanda onun hakkında soruşturma yapan bir komisyona yemin etmekten dolayı da görevden alındı. Bir psikiyatrik bilirkişi fantastik psödoloji teşhisi koydu ve yargıcın tedaviye ihtiyacı olduğunu önerdi. Böyle başarılı bir bireyin, kendi saygınlığını zedeleyebileceği ve kanunla veya diğer idari organlarla kendini zor duruma düşürebileceği yalanları defalarca söyleme nedeni şaşkınlık vericidir. Yalancı davranışı tamamen kendi kontrolünde miydi, yoksa onun yalanının yapısı konusunda farklı bir şey mi vardı?

Merriam-Webster’ın Üniversite Sözlüğü’nde “aldatma niyeti ile doğru olmayan bir açıklama yapmak” olarak tanımlanan yalan söylemek ortak bir kişilik özelliğidir. Selling, “herkes yalan söylüyor ve onları durduramazsınız” görüşüyle ​​aynı fikri paylaşıyor ve “kuşkusuz bu bir gerçek” sonucuna varıyor. PY yaygın olarak fantastik psödoloji (psödologia phantastica veya pseudologia fantastica) olarak adlandırılır ve daha az yaygın olarak mitomani veya morbid yalancılık olarak adlandırılır. Bu farklı isimlerin aynı olguya işaret edip etmediği henüz belli olmamakla beraber, bunlar sıklıkla birbirinin yerine kullanılmaktadır. Bu makale boyunca, PY ve fantastik psödoloji eş anlamlı olarak kullanılacaktır.

Yıllar boyunca PY epidemiyolojisi (hastalık oluşum incelemesi) üzerine çok az yazılmıştır. Genel popülasyon içindeki yaygınlığı bilinmemekle birlikte, 1000 çocuğun katıldığı tekrar eden çocuk suçlular için yapılan bir çalışmada % 1’e yakın bir yaygınlık saptanmıştır. 72 vaka incelemesi, yalan davranışının başlangıcında ortalama yaşın 16 ve farkına varmada ortalama yaşın 22 olduğunu bildirmiştir. Aynı inceleme cinsiyet oranının eşit olduğunu; zeka katsayısının (IQ intelligence quotient ) ortalama IQ’da ya da ortalamanın biraz altında olduğunu; sözlü IQ nun performans IQ dan önemli ölçüde daha iyi olduğunu ve vakaların % 40’ındaki  bir  CNS (Central nervous system, merkezi sinir sistemi; MSS) anormalliği öyküsünün, epilepsi, anormal elektroensefalografik (EEG ya da Beyin Çizgesi Yöntemi, beyin dalgaları aktivitesinin elektriksel yöntemle izlenmesini ölçen yöntem)  bulgular, kafa travması veya CNS enfeksiyonu ile karakterize edildiğini gösterdi

PY, yalanın kronikliği ve sıklığı ile bunlardan türeyen fayda eksikliğiyle dikkat çekmektedir. Yalanlar, çoğunlukla doğası gereği hayal ürünü olan, kolay çürütülebilir hikayelerdir ve kapsamlı, detaylandırılmış ve karmaşık olabilir. Kurgu ile gerçek arasındaki sınırların bulanıklaştığı sıklıkla görülür. Yalancı davranışın büyüklüğü, acımasızlığı veya sonuçları konu dışıdır. PY bünyesinde yalanların bir dış güdü olduğu görülse bile, yalanlar çoğu kişinin saçma olarak gördüğü algılanan fayda ile orantısızdır. Patolojik Yalancılığın bu tür özellikleri, bazı araştırmacıların yalancı davranışın kendi başına bir doyumu olduğu sonucuna varmalarına yol açtı, beklenen ödülün dışsal olduğu sıradan yalanlardan farklı olarak, ödül yalancıya içseldi (çoğunlukla bilinç dışı).

Patolojik Yalancılığı (PY’ı) Kuşatan Tartışmalar

Patolojik yalancıların yalanlarını göstermelik olarak itiraf etme yeteneği üzerine yapılan tartışmalar, onlarca yıldır bu olgunun peşini bırakmıyor. Tartışmaları bütünleyen kafa karışıklığı, patolojik bir yalancının mantıklı düşünme yeteneği hakkındaki sorulardan kaynaklanıyor. Patolojik yalancıların kendi yalanlarına kanaatlerinin sanrılı (delüzyonal) olabilmesi ölçüsünde inandıkları gözlenmiştir. Sonuç olarak, Patolojik Yalancılık bir “dil psikozu” olarak adlandırıldı. Buna ek olarak, PY dürtüsel ve plansız olarak da tanımlanmıştır. Bu gözlemler patolojik yalancının kendi yalan söyleme davranışını bütün yönleriyle kontrol yeteneği hakkında şüpheler uyandırmıştır. Öte yandan, yalancının itibarı ve geçimi için olumsuz sonuçlarına rağmen;  şiddetli ve sürekli olarak zorlayıcı patolojik yalanlar, asılsız suçlamaların ya da kendi kendine suçlamanın manevi  faydaları ve yalanın tekrarlayan niteliği de dahil olmak üzere, yalanın nispi amaçsızlığı,  ilerde yalancının kendi  davranışını kontrol etme kabiliyetine dair şüpheleri teşvik eder.6 Bu tür bir sunum, hakikat olarak iletilen bir hayal, kurgusal yalan olarak Patolojik Yalancılığın görüşüyle uyumlu bir şekilde, sadece yalancının hazzından bahseder. Kurgusal yalanlar, patolojik yalancıya gerginlik dolu yaşam koşullarından kaçmasına yardım edebilmesine ya da gelişimsel travmaları telafi edebilmesine rağmen, Yalan-algılama testi sırasında yalan söylerken PY nedeniyle kişilerin normal “suçlu tepkiler” sergilediğine dair kanıtlar vardır. ​​Belki de suçluluk azaltım girişiminde patolojik yalancıları kendi yalanlarına inanmaya teşvik eden, dolayısıyla iki arada bir derede kalmanın  tuhaf bir şeklini  oluşturmaya çalışan bir girişimdir.

Patolojik yalancıların diğer konularda genellikle mantıklı değerlendirmeye sahip olmaları ve vakaların yaklaşık yarısında gözlemlenen PY ile diğer suç davranışları arasında gözlenen ilişkinin bozulmamış gerçeklik testi kavramını desteklemesi başka bir gözlemidir. PY ile ilişkili olan suçlar hırsızlık, dolandırıcılık, sahtekarlık ve intihaldir (fikir eseri hırsızlığı).Yine de, bazı patolojik yalancıların kamuya açık suç kayıtlarının bulunmadığı başarılı profesyoneller olduğu dikkat edilmesi gereken husustur

Ayırıcı Tanı

PY aldatma ile ilişkili olan diğer psikiyatrik koşullardan ayırt edilmelidir. PY’ı taklit eden yalan söyleme davranışları belirli kişilik bozukluklarında ve olgusal bozuklukta tarif edildiği için bunun anlaşılması güçtür. Bu kişilik bozukluklarının (antisosyal, borderline (sınırda), histrionik (aşırı duygusal) ve narsisistik) ana belirtileri genellikle belirgindir. Örneğin, sınırda kişilik bozukluklarında (SKB) meydana gelebilecek veri çarpıtmaları, genellikle PY ile ilgili görülen ayrıntılı, kurgusal veya karmaşık nitelik değildir. SKB ‘li hastalar çoğu kez tutarlı bir öz kimlikten yoksundurlar, kendileri hakkında çoğunlukla birbirini sırayla izleyen çelişkili görüş sahibidirler, sıklıkla yanlış tehditler oluşturan ve kötü muamele ve / veya terk edilmişlik suçlamasıyla karşı karşıya kaldıkları çelişkili görüşlere yatkındırlar. Diğer taraftan, patolojik yalanlar, SKB’yi karakterize eden yoğun duygusal düzensizlik veya intihara eğilimli davranışlar göstermez. Anti sosyal kişilik bozukluğunda yalanlar çoğunlukla dış kazanç içindir ve PY’den farklı olarak çocuklukta davranış bozukluğu öyküsü vardır. Üstelik, Patolojik Yalancılıktaki yalan söyleme davranışı, yalnızca hasta bir rol üstlenmek amacıyla yapılan yalancılıktaki olgusal düzensizlikten daha geniş bir bağlamı kapsar.

PY ile karıştırılabilen diğer durumlar; hasta rolü yapma (malingering), Ganser sendromu (Saçmalık sendromu: Kişinin aslında var olmayan bir hastalığın semptomlarını yaşadığını düşündüğü psikolojik bir hastalık) ve öykü uydurma (konfabülasyon) ile karıştırılabilir. PY’de görülen ayrıntılı ve karmaşık kurgular, yalanların yaklaşık cevaplarla veya öykü uydurma dahilinde sınırlandığı Ganser sendromunda veya (Wernicke-Korsakoff sendromunun tanımlayıcı semptomlarının bir parçası olabilen) sahtekarlıkların hafıza boşluklarını kaplamak için kullanıldığı öykü uydurmada ortaya çıkmaz. Dahası, PY’de, öykü uydurmada olduğu gibi organik olarak ortaya çıkan bir amnezi (bellek yitimi) yoktur. Hasta rolü yapmayı PY’den ayıran özellik, yalan söyleme güdüsüdür; yalan söyleme güdüsünün daha az belirgin  olduğu durumlarda, PY’nin aksine, yalnızca bariz dış teşvikler, hasta rolü yapma vasıtasıyla yalan söylemeye yönlendirir. PY’de söylenen yalanları sanrılı boyutlara kadar yükselten tartışmalı önermeler nedeniyle ayırıcı tanıda sanrılar, göz önünde bulundurulmalıdır. Bununla birlikte, PY’den farklı olarak, sanrılar kandırmak için söylenen kasıtlı yalanlar değildir, aksine, onların yanlış olduğuna dair sabit inançlardır. PY’de ortaya çıkan kurgu ve gerçeğin bulanıklığı, sanrılı kişilerde oluşan mutlak inanç ile aynı değildir.

Teşhisle İlgili Diğer Açmazlar

Healy ve Healy, taslak raporlarında Patolojik Yalancılığın başka bir psikiyatrik bozukluk için ikincil olmadığını gösteren bir görüşü, PY’nin “kesin olarak delilik, zeka geriliği veya epilepsi yokluğu”nda ortaya çıktığı gerçeğini savunuyorlardı. Bu görüş, evrensel olarak kabul edilmemiştir; karşıt-sav, PY’nin her zaman tanınabilir bir psikiyatrik bozukluğa ikincil olduğunu ortaya koymaktadır. DSM’de (Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı‘nın kısaltılmış halidir) PY hakkındaki tek ifade, düzmece bir hastalığın ikinci dereceden bir semptomu olduğudur.

İronik bir şekilde, bir hasta rol üstlenmek için yalan söylemek, tanı koyucu bir işareti garanti edecek kadar önemli sayılır; fakat düzmece hastalık gibi bilinç dışı bir güdüsü olan Patolojik Yalancılıkta önemli değildir. Bununla birlikte, daha önceden psikiyatrik bir bozukluğu olmayan Patolojik Yalancılığı olan bireylerin varlığı giderek daha belirgin bir hale gelmektedir. Söz gelimi, Yargıç Couwenberg’in psikiatrist bilirkişisi, fantastik psödoloji (pseudologia phantastica, düşlemsel yalanlar) teşhis etti. Cleckley, geçmişe geri dönerek delilik veya psikopati yokluğunda fantastik psödolojisi olan fizik doktora öğrencisi, başarılı ve saygın bir insanın davasının ayrıntılarını verdi. Sonuç olarak, Dike ve arkadaşları, yalancı davranıştan sorumlu olabilecek psikiyatrik bir bozukluğun yokluğuna veya varlığına bağlı olarak Patolojik Yalancılığın birincil Patolojik Yalancılık veya ikincil Patolojik Yalancılık olarak sınıflandırılması gerektiğini öne sürmüşlerdir9.

Eğer Patolojik Yalancılık, özünde bir klinik entiti (bir hastalık birimi, kesin bir nedene bağlı olarak veya belirli bir patolojik sürece bağlı bir hastalık)  olarak kabul edilemezse, yalanlardaki tepkisel nitelik göz önünde tutulursa, dürtü kontrol bozukluğu spektrumunun bir alt kümesi olarak görülebilir mi? Alternatif olarak, patolojik yalancıların defalarca yalan söylemeye mecbur kaldığını ya da saplantılı veri çarpıtma (obsesyonel falsifikasyon) varlığını (Fenichel’a göre) gözlemlemek, P Patolojik Yalancılığın bir obsesif-kompulsif (saplantı-zorlantı) bozukluk olarak değerlendirilmesini garanti altına alıyor mu? Daha tartışmalı bir değerlendirme, sanrılı bozuklukların, özel bir kategorisine özellikle de gerçeklik testi şüpheli olanlarda, uyabilecek patolojik yalancılığın alt türlerinin var olup olmayacağıdır. Yine de Patolojik Yalancılığın psikotik bir bozukluk olduğunu ileri sürmek çoğu psikiyatr için saçma görünebilir; çünkü PY sergileyen bireyler genelde günlük yaşamın birçok alanında iyi işlev görürler. Nedeni bilinmemekle birlikte Patolojik Yalancılığın, MSS (merkezi sinir sistemi) işlev bozukluğu ile artan çağrışımları mevcuttur. Daha önce de belirtildiği gibi, fantastik psödolojili 72 bireyin % 40’ında MSS anormallikleri öyküsü mevcuttur. Bir başka çalışmada, tek foton emisyon BT (bilgisayarlı tomografi)’de bir fantastik psödoloji hastasında sağ hemitalamik işlev bozukluğu görüldü.

En yeni çalışma, “yalancı” olarak tanımlanan 12 bireyde yapısal MRG (Manyetik Rezonans Görüntüleme) ‘nin kullanılmasını içeriyordu. Yalancı grup 4 alt gruba ayrıldı: Hasta rolü yapma (malingering ) grubu, PY grubu (PY, Hare Psikopati Kontrol Listesi kullanılarak revize edildi), kandırıcı / hileli davranışa sahip bireyler ve DSM IV için dolandırıcılık ölçütlerini karşılayan kişiler. Çalışma, yalancı grupların yarısının antisosyal kontroller ve normal kontrollerle karşılaştırılmasına rağmen yalancı gruptaki prefrontal (kafatasının ön kısmı, alın) gri-beyaz oranlarda prefrontal beyaz cevherde %22 – %26 oranında bir artış ve prefrontal gri-beyaz oranlarda% 36-42 arasında bir azalma olduğunu buldu. Bu çalışmanın en önemli kusuru, yalancı grupların yarısının hasta rolü yapma (malingering) tanısı almasına ve sadece az sayıda PY’a sahip olmasına rağmen, yalancı grup sıklıkla patolojik yalanlarla aynıymış gibi birbirinin yerine geçmiştir. Buna ilaveten, PY, Hare Psikopatisi Kontrol Listesi kullanılarak tanımlandı; bu, birkaç patolojik yalancının, kriminal (suçlu) davranış ve psikopati nedeniyle dahil edildiği araştırma dahilinde bir göstergedir.

Bu çalışmadan elde edilen gözlemleri Patolojik Yalancılığa atfetmek, bu nedenle sorunlu ve yanıltıcıdır; PY ve hasta rolü yapma (malingering) farklı entitilerdir ve çoğu patolojik yalancı, psikopat değildir. PY için spesifik bir psikolojik test yoktur. Buna rağmen, psikolojik testler, kişilik bozukluklarının, diğer büyük psikiyatrik hastalıkların veya hasta rolü yapmanın (malingering)’in varlığını aydınlığa kavuşturmaya yardımcı olacaktır. PY, yüzyılı aşkın bir süredir psikiyatri uygulamalarının uç noktalarında bulunuyor. Bu sebepten, hasta tarafından kötü bir şekilde anlaşılmış ve yetersiz araştırılmış olması şaşırtıcı değildir. Son yıllarda olguya artan ilgi ve yüksek teknolojili radyolojik araştırmaların ulaşılabilirliği, bu eğilimi tersine döndürebilir ve bu olgunun peşini bırakmayan birçok soruyu yanıtlamaya yardımcı olabilir. Psikiyatrların giderek PY Patolojik Yalancılığın tekdüze bir tanımında bir araya gelmesine rağmen, bunun zihinsel bir bozukluk mu yoksa yalnızca davranışsal aşırılık mı olduğu belirsiz kalıyor. İlişkili sorular, olgunun işlenebilirliği, mevcut tedavi modaliteleri ve tedavinin sonucunu içerir. Yargıç Couwenberg’in savunma ekibini temsil eden bir psikiyatr, fantastik psödolojinin terapi ile tedavi edilebilir olduğunu iddia etti ancak savının kaynağını belirtmedi.

Tedavi

Patolojik Yalancılığı tedavi etmek için mevcut olan seçenekler çok az araştırılmıştır. Literatürde ağırlıklı olarak tartışılan tedavi modalitesi psikoterapidir. Bununla birlikte, Patolojik Yalancılığı tedavi etmede psikoterapinin etkinliği hakkında hiçbir sistematik çalışma bulunmamakta ve farmakoterapi (ilaç tedavisi) veya herhangi bir diğer girişim türü tartışılmamaktadır. Farmakoterapötik seçeneklerin dürtüsellik veya yalan dürtüsü ile ilişkili içtepileri azaltmada yardımcı olabileceği, patolojik yalancıların bir alt kümesinin olabileceği düşünülmektedir. Buna ek olarak, MSS anormalliklerinin daha fazla incelenmesi diğer terapötik girişimlere yol açabilir. Bununla birlikte, Patolojik Yalancılık için tedavi seçeneklerinin incelemesini tamamıyla benimsemek için, öncelikle bir tanı aracı olarak kabul edilmelidir. PY halen yaygın bir hastalıktır ve düzmece hastalığın önemsiz bir semptomudur. Diğer tıbbi veya psikiyatrik koşullarda olduğu gibi, vurgu genellikle bir bütün olarak durumun tedavisinedir ve bireysel semptomların tedavisine tam olarak bağlı değildir.

Bu yüzden, Patolojik Yalancılık, araştırmalarını kendi tedavisine teşvik etmek için tanısal entiti olarak kabul edilmelidir. Yalancı için Patolojik Yalancılığın olası sonuçları ağırdır. Yalancı kişinin tüm ilişkileri, güven eksikliği ve güvenilirlikten kaynaklanan yıkım riski altındadır. Toplumsal ya da resmi olarak diğerleriyle etkileşim içinde sürekli olarak yalan söyleyen bir eşin utancı ilişkiyi manen mahveder. İşyerindeki yalancı davranışları meslektaşları için giderek açıkça görüldüğü için, patolojik yalancılar kaba esprilerle uğraşmak, yabancılaşmak veya işten atılma riskini taşırlar. Klinik durumlarda, terapistin, alışılmış bir yalancı tedavisinin olumsuz karşı aktarımını değil aynı zamanda hastanın ifadelerinin hangisinin doğru olduğunu bilmemekteki hayal kırıklıklarının üstesinden gelmek nedeniyle zorlu bir görevi vardır.

Her ne kadar Patolojik Yalancılıktan etkilenen kişilerin çoğunun tedaviye başvurmak için nedenleri olmamalarına ve gerçekten başarılı ve üretken yaşamlarına devam etmelerine rağmen, kendi yalanlarının kanunlar veya diğer yetkililerle çatışmalara neden olması ve nihayetinde olumsuz sonuçlara yol açması nadir değildir. Örneğin, Patolojik Yalancılığın geçerliliği kabul edilmiş bir sunumu, anlamsız bir haksız suçlama, patolojik yalancı için hakkında kovuşturma açılabilecek cezai bir davranıştır. Bu tür haksız suçlama, intikam amaçlı haksız suçlamalardan ya da yanlış bir fikrin hızla yayıldığı ve asılsız suçlamalara yol açabilecek yoğun anksiyete ürettiği kitlesel histeriler (örneğin Salem büyücülük fenomeni) içinde olabilecek suçlardan farklı olmalıdır.

Adli Sorunlar

Belki de PY’ın açıkça tanımlama gerekliliği adli psikiyatrik alanda en acildir. Bu ortamdaki birincil soru, patolojik yalancıların yargılanmasına ilişkin yeterlik meselesi etrafında dönecekti. Duruşmaya yetkili olma kriterleri, bir kişinin suçlayan kişiyle yüzleşmek için avukatıyla iş birliği yapabilme becerisini içerir. Avukatına sık sık ve tekrar tekrar yalan söyleyen bir sanık en sonunda avukatın kafasını karıştırarak sağlam bir savunma stratejisi oluşturmayı zorlaştırıyor.

Bir başka sorun, yemin altında yalancı tanıklık yaparken yolsuzluklarla suçlanan patolojik yalancı olma riskidir. Yargıç Couwenberg davasında, Kaliforniya Eyaleti Yargı Bürosu Komisyonu, onun davranışını mazur gören veya hafifleten bir zihinsel şarta sahip olmadığını kaydetti. Komisyon, zihinsel bir rahatsızlığın olmadığı bir semptomun varlığının küçük bir yasal sonuç olduğu kararına vardı.

Patolojik yalancıların daima yalanlarını kontrol ettiklerini söylemekten çok, Patolojik Yalancılığın, bir sanrı olmadığını iddia etmek daha kolaydır. Koppen, yalanın patolojik yalancıya üstün geldiğini ve böylece kendi yalanın efendisinin kaybolduğunu gözlemledi. Bununla beraber, Patolojik Yalancılığın zorlayıcı veya dürtüsel bir niteliği vardır. Bazı durumlarda yalan davranışının kontrol edilemeyeceğini söylemek mümkün müdür? Patolojik Yalancılıktaki olası MSS anomallikleriyle ilgili yakın zamandaki kanıtlar birleştirildiğinde, kendi yalanları cezai davranışa neden olduğu zaman böyle bir sonuç, patolojik yalancıların sorumluluk derecesi hakkında şüphe uyandıracaktır.

Sonuç

Özetle Patolojik Yalancılık, yalan söylemenin özel bir formdur, tanımında kısıtlı ve sunumunda karmaşıktır. Görünürdeki seyrekliği, klinisyenler tarafından olgularla ilgili farkındalık eksikliğinin bir sonucu olabilir. Maalesef, belirli aralıklarla patolojik yalancı için ciddi sıkıntıya sebep oluyor. Patolojik yalancılarla karşı karşıya kalan psikiyatrlar kapsamlı bir klinik değerlendirmeyi tamamlamalı ve özellikle akrabalarından, arkadaşlarından ve işverenlerden gelen teminat bilgileri aracılığıyla yalanlarının uzunlamasına bir geçmişini elde etmelidir. Psikoterapötik tedaviye ek olarak, psikiyatristler bu hastalarda dürtüsellik veya zorlayıcı davranışlar için farmakoterapinin yararlılığına ilişkin araştırmayı düşünmelidir.

Açıklamalar

Dr. Dike, Middletown’daki Connecticut Vadisi Hastanesi’ndeki Whiting Adli Tıp Hizmetleri bölüm medikal direktörü ve Connecticut Vadisi Hastanesi’ndeki Yale Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde psikiyatri bölümünün hukuk ve psikiyatrisi bölümünde klinik yardımcı doçent olarak görev yapıyor. Bu makalenin dava konusu ile ilgili çıkar çatışması bulunmadığını   bildirmiştir.

Yazan: Charles C. Dike
Çeviren: JulideYapıcı

Kaynak: psychiatrictimes

Libido Dergisi’nde yayımlanan, Libido Dergisi yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.

Referanslar

  1. Healy W, Healy MT. Pathological Lying, Accusation, and Swindling: A Study in Forensic Psychology. Boston: Little, Brown, and Co; 1915. http://books.google.com/. Accessed May 19, 2008.
    Healy W, Healy MT. Patolojik Yalancılık, Suçlama ve Aldatma: Adli Psikolojide Bir Çalışma. Boston: Küçük, Brown ve Co; 1915. http://books.google.com/. 19 Mayıs 2008
  1. State of California, Before the Commission on Judicial Performance. Decision and Order Removing Judge Couwenberg from Office, August 15, 2001. http://cjp.ca.gov/CN%20Removals/Couwenberg%208-15-01.pdf. Accessed: May 19, 2008.
    Yargı Yüksek Komisyonu Öncesinde Kaliforniya Eyaleti. Karar ve Sipariş Office’den Hakim Couwenberg’in Çıkarılması, 15 Ağustos 2001. http://cjp.ca.gov/CN%20Removals/Couwenberg% 208-15-01.pdf. Erişim tarihi: 19 Mayıs 2008.
  1. Selling LS. The psychiatric aspects of the pathological liar. Nerv Child. 1942;1:335-350
    Satış LS. Patolojik yalancının psikiyatrik yönleri. Nerv Child. 1942; 1: 335-350.
  1. King BH, Ford CV. Pseudologia fantastica. Acta Psychiatr Scand. 1988;77:1-6
    Kral BH, Ford CV. Yalancı fantastika. Acta Psikiyatrisi Scand. 1988; 77: 1-6.
  1. Deutsch H. On the pathological lie (pseudologia phantastica). J Am Acad Psychoanal. 1982;10:369-386.
    Deutsch H. Patolojik yalan üzerine (fantastik psödoloji). J Acad Psychoanal. 1982; 10: 369-386.
  1. Wiersma D. On pathological lying. Character Pers. 1933;2:48-6
    Wiersma D. Patolojik yalan üzerinde. Karakter Pers. 1933; 2: 48-61.
  1. Powell GE, Gudjonsson GH, Mullen P. Application of guilty-knowledge technique in a case of pseudologia fantastica. Pers Individ Dif. 1983;4:141-146
    Powell GE, Gudjonsson GH, Mullen P. Fantastik psödoloji vakasında suçlu bilgi tekniğinin uygulanması. Kişi Tek Farkı. 1983; 4: 141-146.
  1. Cleckley H. The Mask of Sanity. 3rd ed. St Louis: Mosby; 1955
    Cleckley H. Zindeliğin Maskesi. 3. baskı. St Louis: Mosby; 1955.
  1. Dike CC, Baranoski M, Griffith EE. Pathological lying revisited. J Am Acad Psychiatry Law. 2005;33: 342-349
    Dike CC, Baranoski M, Griffith EE. Patolojik yalan tekrar gözden geçirilmiş. J Amad Psikiyatri Kanunu. 2005; 33: 342-349.
  1. Fenichel O. The economics of pseudologia phantastica. In: Fenichel H, Rapaport D, eds. The Collected Papers of Otto Fenichel, Second Series. New York: WW Norton and Co; 1954:129-140
    Fenichel O.  Fantastik psödolojinin ekonomisi. İçinde: Fenichel H, Rapaport D, ed. Otto Fenichel, İkinci Serinin Toplanan Makaleleri. New York: WW Norton ve Co; 1954: 129-14
  1. Modell JG, Mountz JM, Ford CV. Pathological lying associated with thalamic dysfunction demonstrated by [99mTc] HMPAO SPECT. J Neuropsychiatry Clin Neurosci. 1992;4:442-446.
    Modell JG, Mountz JM, Ford CV. Talamik disfonksiyon ile ilişkili patolojik yalan, [99mTc] HMPAO SPECT ile gösterilmiştir. J Nöropsikiyatri Kliniği Neurosci. 1992; 4: 442-446.
  1. Yang Y, Raine A, Lencz T, et al. Prefrontal white matter in pathological liars. Br J Psychiatry. 2005;187: 320-325.
    Yang Y, Raine A, Lencz T, et al. Patolojik yalancılarda prefrontal beyaz madde. Br J Psikiyatri. 2005; 187: 320-325.
  1. Koppen M. Ueber die pathologische Luge (Pseudo-logia phantastica). Charite-Annalen. 1898;8:674-719. Gault RH, Crossley FB, Garner JW, eds. In: Pathological Lying, Accusation, and Swindling: A Study in Forensic Psychology. Healy W, Healy MT, trans. Montclair, NJ: Patterson Smith;
    1969 Koppen M. Ueber patolojik Luge’yi (fantastik psödoloji) öldürür. Charite-Annalen. 1898; 8: 674-719. Gault RH, Crossley FB, Garner JW, eds. Patolojik Yalan, Suçlama ve Aldatma: Adli Psikolojide Bir Çalışma. Healy W, Healy MT, trans. Montclair, NJ:

Yazar:

1992 yılında Hacettepe Üniversitesi mühendislik fakültesi gıda mühendisliği bölümünden mezun oldum.Çeviri yapmaya mezuniyet tezimin çevirilerini yaparak başladım. Daha sonra akademik ve özel sektörde tez ve proje çevirileriyle devam ettim . Gıda üretim ve kalite kontrol sorumlusu olarak gıda sektöründe , İngilizce öğretmeni olarak eğitim sektöründe , yönetici asistanı olarak özel sektör yatırım teşvik projelerinde , akademisyen olarak üniversite meslek yüksek okullarında görev aldım.2016 yılında İstanbul Üniversitesi AUZEF felsefe bölümü ve HAYEF pedogojik formasyon programını tamamladım.