Silahlı suçlular ne derece korunmasızdır? Sadece durdukları yeri veya yürümelerini gözleyerek niyetleri veya eylemleri tahmin edilebilir mi? Psikologlar ve polisler bunun mümkün olduğuna inanıyor. Onlara göre bir kişinin görünüşündeki ince ipuçları okunursa bu yapılabilir. Bu ipuçları bu işte yeni olanlara anlamsız gelebilir, fakat eğitimli kişiler için belirleyici niteliktedir.

Bu ufacık detaylar uygun bir eğitimden sonra bazı kişilere görünür olabilirken, onları bastırmayı öğrenmek zordur. Suçlu çok becerikli bile olsa, bilinçsizce  bu ipuçlarını açık edilebilir. Bu sebeple, bir suçlu ne kadar deneyimli veya eğitimli olsa da, bilinçsizce onları sergileyerek kendi amacına ihanet edebilir. O zaman, bu ipuçları nelerdir? Bu makalede psikoloji alanına giren bu konuyla ilgili bir araştırma seçkisi inceleyeceğim. Bir sonraki aşamada suçluların söylemlerine dayanarak hangi duygu halinin bir suç eylemine eşlik ettiğini anlamak amacıyla, literatürden edinilen kanıtlar ele alınacak. Ek olarak da, duygu durumunun sözlü olmayan ipuçlarına nasıl yansıdığına ve bunun başkaları tarafından nasıl fark edildiğine dair bir deneysel araştırmanın sonuçları sunulacaktır. Sonuç olarak, sözlü olmayan ipuçlarına ilişkin bilgilerin güvenlik endüstrisinde uygulama örnekleri tartışılacaktır.

Suç işleme eyleminin belirli duygularla ilişkili olduğunu öneren kanıtlar bulmuş birtakım araştırmalar mevcuttur. Bir suç esnasında, ya da birini suç işlemeye hazırlarken, diğerlerinden ziyade heyecan, endişe veya öfke gibi bazı duygusal süreçlerin var olması ve suçlular tarafından rapor edilmesi daha olasıdır (Cusson, 1993; Canter and Ioannout, 2004; Katz 1988). Bir suçlunun suça yönelik duygusal tepkisi gözetleme, alarm, ve eylemin sonuçları gibi farklı faktörlerden etkilenebilir. Sadece bu faktörleri düşünerek suçlu korku dolu veya heyecanlı olabilir ki bu da onun fiziksel davranışını değiştirebilir.

Suçlunun duygusal durumunda değişikliğe sebep olabilecek bir diğer etkileyici faktör ise silah taşıma deneyimidir. Son zamanlarda İngiltere ve Galler’de yapılan ve İçişleri Bakanlığı tarafından finanse edilen bir araştırma, suçluların yasadışı ateşli silah taşırken farklı duygu hallerine girme eğiliminde olduğunu göstermektedir (Hales, Lewis and Silverstone, 2006). Yazarlar mülakatlar aracılığıyla suçluların ateşli silah taşırken oluşan duygusal tepkilerini toplamıştır. Bu çalışma yasadışı silah taşımanın emniyet hissi, güçlülük ve korku gibi suçlu tarafından bilinçli olarak değerlendirilen ve rapor edilen çeşitli duygularla ilintili olduğuna dair kanıt sağlar. Bir suçlunun gözetlenme ve takip eden olası yaptırımlar gibi benzer faktörleri kavramsal değerlendirmesi, örneğin yakalanma korkusu hissine neden olabilir. Bazı suçlulara göre silah bulundurmak genellikle yakalanma korkusu ve güçlü olma, ya da kimsenin onlara dokunamayacağı fikrinden türeyen emniyet hissi gibi bir duygu bileşimini harekete geçirir.

Ek olarak, geniş çaplı bir araştırma gösteriyor ki duyguların bilinçli olarak değerlendirilemeyen etkileri olabilir fakat yine de birinin görünüşü üzerindeki etkileri güçlüdür. Duygulanımın beden dilini değiştiren etkenlerden biri olduğu ortaya çıkmıştır. (Ekman ve Friesen, 1967). Bu şekildeki beden dilini gizlemek bir silahı gizlemekten çok daha zor olabilir ve kişi hislerini saklamaya çalışsa bile beden dili onun gerçek hislerini açığa vurabilir.

Bazı araştırmacılara göre beden dili (örneğin yürüyüş şekli veya postür değişikliği)  duygusal durumla yakın ilişkisi olan ilgili aksiyon eylemlerini yansıtabilir (Montoare, Goldstein ve Clausen, 1987; de Meijer, 1989; Wallbott, 1998; Hadjikhani ve de Gelder, 2003). Sözlü olmayan davranışları gözlemleyen biri başkalarının ruhsal durumu ve maksatları hakkında faydalı bilgiler edinebilir ve bu bilgileri kullanarak gerekli eylemlerle ilgili kararlar verebilir. Meirer-Faust’a göre (2002) insanın beden dili iki kategoriye ayrılır: yapısal enformasyon (yüz özellikleri, vücut yapısı gibi) ve kinetik enformasyon (yüz ifadeleri, mimikler, beden hareketleri veya postür). Yapısal enformasyon bizlere bir kişinin deneyimlediği hisler hakkında bilgi verebilir. Diğer taraftan, beden hareketleri ve postür duygunun yoğunluğunu belli eder ve bir kişinin hislerini fiziksel olarak resmeder. Bu varsayım duygu ve yüz ifadeleri çalışmalarında öncü olan ünlü psikolog Paul Ekman’ın erken araştırmalarına dayanır. Ekman ve Friesen (1969) yüz ifadelerinin bir kişide neleri ele verdiğini araştırmışlardır. Ekman duygusal hallerini bastıran kişilerin sıklıkla, insan yüzünde sadece bir saniyenin 25’te biri kadar bir sürede gözüken mikro-ifadeleri kaçırmak suretiyle gerçek duygularını ‘sızdırdık’larını göstermiştir. Bu duygu patlamaları bizim bilinçli kontrolümüzü aşar ve bu yüzden maskelenmeleri imkansızdır. Buna ilaveten, eğitimli bir kişi tarafından saptanabilirler. Pek çok kişinin inandığının aksine, Ekman yüz ifadelerimizin düşündüğümüz gibi kontrollü olmadığını da bulmuştur. Daha da şaşırtıcı olarak, sahte yüz ifadeleri ile insanları gerçekten yanıltmak da mümkün değildir çünkü her zaman için engellenemeyen ve gerçekten dürüst olan bir mikro-ifade ile o kişinin yüzünün ihanet etme olasılığı vardır.

Önde gelen bir yüz okuma uzmanı ve danışmanı olan Ekman, bugünlerde Birleşik Amerika Devletleri’ndeki Ulaşım Güvenliği İdaresi memurlarının eğitiminde yer almaktadır. Son zamanlarda duygusal ve sözlü olmayan davranışlar güvenlik dünyasında, muhtemelen artan terör tehdidinin bir sonucu olarak daha çok ilgi çektiği için, bu eğitim bariz bir gereklilik olmuştur. Bu araştırmanın pratiğe dökülmesinin bir örneği de havacılık ve ulaşım güvenliğinde kullanılan Gözlem Teknikleri Aracılığıyla Yolcuların Taranması (SPOT) dır. Bu tarama, bir tehdit oluşturabileceğini belli eden davranışlarda bulunan kişilerin tespit edilmesi esasına dayanır (Sunday Times, 2006). Tehdit unsuru olan objenin kendisini bulmaktansa (örneğin gizlenmiş olan silah ki birçok şekilde mümkün), tehdit unsuru olan kişinin tespit edilmesinin çok daha iyi olduğuna dair güçlü bir inanış mevcuttur. Birleşik Devletler’deki havaalanlarında ve şimdilerde artık Birleşik Krallık’taki bazı havaalanlarında da, havaalanı girişlerinde yolcuları izlemekten sorumlu, bagajları kontrol eden veya güvenlik kontrol noktalarında sırada duran güvenlik takımları bulunuyor. Bu takımlar uygunsuz kıyafet gibi (sıcak bir günde kalın pardösü gibi) hâlihazırda belirgin olan potansiyel tehdit işaretlerini ve mimikler, konuşmalar, yolcuların yüz ifadesi gibi daha az belirgin işaretleri izliyorlar. SPOT eğitiminden geçen memurlar,  özellikle yolcuların davranış bilimcilerin stres, korku veya hile belirtisi olarak tanımladığı, istemsiz fiziksel ve psikolojik reaksiyonlar için taramayı öğrenirler. Başka bir deyişle, memurlar genel beden hareketi, yürüyüş veya yüz ifadelerinde kendini gösterebilecek gizlenmiş duyguları tanımak üzere eğitilirler.

Amerikan Başkanını koruyan Birleşik Devletler Gizli Servisi için çalışan uzmanlar, silah-taşıyıcıları saldırıdan önce tespit etmek için özel teknikler kullanırlar (Remsberg, 2007). Silahlı bireylerin onları silahsız öznelerden ayırt edici ortak davranış kalıpları olduğu düşünülür. Bu sebeple de saklanmış bir silah taşıyan bir kişiye işaret eden görsel ipuçlarını listelemek mümkündür. Bu şöyle işler: Potansiyel şüpheliyi gözlemlerken ilk olarak şüphelinin ‘güçlü’ yönü belirlenir (örneğin kişi hareketlerinde çoğunlukla hangi elini veya kolunu kullanıyor, mesela sigarasını yakarken, eşyaları tutup hareket ettirirken veya birine bir şey gösterirken). Bedenin dominant olan tarafı belirlendikten sonra, bir sonraki adım silahın şüphelinin bedeninin neresinde gizlenmiş olabileceğine bakmaktır. Silah en yaygın olarak ön bel hizasında ve arkadaki küçük ceptir. Silah taşırken duyulan belli hisleri açık eden kol hareketlerinin gözlemlenmesi, bir kişinin silah gizlediğini tahmin ettirebilir. Silah oynak bir obje olduğu için, şüpheliler sürekli olarak kayacağından korkarlar, bu da düzenli olarak hala orada olduğundan emin olmak için silaha bilinçli veya bilinçsiz olarak dokunmalarına sebep olur. Silahlarını gizleyen suçluların yürüyüşünde de tuhaf özellikler vardır. Bu özellikler silahlı öznenin ani hareketlerinde daha da belirginleşir. Kollarını silahı gizledikleri yerin karşısında kaskatı tutmaya veya kontrollü bir şekilde sallamaya meyillidirler. Gizlenmiş silahla yürümekle bağlantılı diğer bir görsel işaret, silahın gizli olduğu taraftaki adım uzunluğunun diğer taraftan daha kısa olmasıdır. Kol da özellikle de özneye yaklaşan insanlar varsa, koruyucu bir eylem olarak silaha daha yakın tutulabilir. Omuz hareketleri de eğer suçlu bir aracın içinde oturuyorsa gizli bir silah olduğunu ortaya çıkarabilir. Omuz hareketlerine yakından bakarak, belden silah yukarı çektiği için omzun yukarı kalktığı veya kişi uyuşturucu, içki veya silah gizlediği için omzun aşağı çektiği görülebilir.

Özet olarak, ceket altında bir silah olması her zaman için yakınlarda bir saldırı olacağı anlamına gelmemekle beraber, silah taşımak suç işlemeye doğru ilk adım olarak suçlu potansiyelindeki kişide belli duygular uyandırabilir. Bu duygular o kişinin beden hareketlerinde değişikliklere neden olabilir ve bu değişiklikler fiziksel işaretler ile beden ve yüzün ortaya koyduğu duygu durumuyla ilgili ipuçları dikkatli bir gözlemle tespit edilebilir. Güvenlik açısından gözlem becerisini geliştirmek, silahlı birisiyle baş etmenin mümkün olduğu şüpheli bir durum içinde bulunup bulunulmadığını anlamak için kesinlikle değer. Tehlikenin farkında olun ki sizi şaşırtmasın.

Yazan: Anastassia Blechko
Çeviren: Senem Erberk Akbaş
Kaynak: in-mind

Libido Dergisi’nde yayımlanan, Libido Dergisi yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.

Yazar:

Libido Dergisi, psikanaliz, felsefe ve insan bilimleri alanlarında makale, deneme ve çevirileri içeren iki aylık bir psikanaliz dergisidir. Genel okur-yazar kitlede psikanaliz kuramlarına duyulan ilgilinin artması, psikanalizin yaygınlaşmasını amaçlamaktayız. Psikanaliz kuramlarına duyulan ilginin gelişmesi amacıyla farklı psikanaliz akımları hakkında en tutarlı akımları ve bilgileri okuyucu ile buluşturarak dergimizi ve psikanaliz hakkındaki Türkçe yazıları geliştirmeye çalışmaktayız.