Yalnız olma korkusu, bir insanı çok güvensiz, endişeli ve depresif hissettirir. Yalnız olmaktan korkarsanız, başka insanlara gereğinden fazla ihtiyaç duyabilirsiniz ve her zaman insanların yakınınızda olması gerektiğini hissedersiniz. Hepimiz, hayatımızda, farklı derecelerde insana ihtiyaç duyarız fakat insanların her zaman yanımızda olmasını istiyorsak bu, bu ihtiyacın bizi kontrol ettiği anlamına gelir.

Monofobiyi Anlamak

Otofobi, Isolaphobia, Monofobi ve Yalnız Olmak Korkusu gibi bir takım isimlerle bilinen bu sorun, çoğu zaman yaşam kalitesini önemli ölçüde etkiler. Panik atağa neden olabilir, sevdiklerinizden ve arkadaşlarınızdan ayırabilir ve hayatınızda büyük hasarlar olmasında rol alabilir.

“Yalnız olmak” ın anlamı, her insan için birbirinden çok farklı şeyler ifade edebileceği için, kişinin korkusunu yaratan şeyin ne olduğunu ve bu korkunun kişiyi ne derece kontrol ettiğini değerlendirmek önemlidir. Örneğin korkuya yönelik herhangi bir sosyal unsur olup olmadığına, kişisel şiddetle ilgili bir kaygıdan dolayı mı korkulduğuna ya da başka bir insanın yakınında bulunması ihtiyacından ziyade belirli bir kişi veya kişi tipine mi odaklanıldığına dikkat etmek önemlidir.

Genellikle, yalnız kalmaktan korkan bir kişi belirli faaliyetleri gerçekleştirmeyi çok zor veya imkansız bulur. Bunlar, kalabalık veya halka açık yerler, asansörler, toplu taşıma araçları veya yalnızca evden uzakta ‘kaçış’ veya hemen yardıma erişimin mümkün olmadığı herhangi bir yer olabilir. Monofobi olan kişi, panik atak endişesini yaşar ve hatta obsesyon ve depresif belirtilere sahip olabilir.

Semptomlar genellikle nefes darlığı, hızlı nefes alma, düzensiz kalp atışı, terleme, mide bulantısı ve genel korku duygularıdır; ancak unutulmamalıdır ki, yalnız kalmaktan korkan herkesin yaşadığı deneyimler birbirinden farklı olabilir ve farklı belirtiler gösterebilir.

Monofobinin Nedenleri

Yalnız kalma korkusu pek çok farklı nedenden kaynaklanabilir. Belki terk edildiniz ya da terk edilmiş hissettiniz; belki yalnızlığınıza sevilmemek ya da ihmal edilmiş olmak eşlik etti. Yalnız olma korkusu, doğrudan özgüveni ve faaliyetlerin tek başına yapılabileceğine olan inancı azaltma  eğiliminde olan agorafobiyle ilişkilendirilebilir. Bu, yalnız olmanın güvenli olmadığı hissine karşı küçük bir adımdır. Monofobi yaşayan bir kişi panik anlarında öleceğine ya da nefessiz kalacağına ya da korkunç bir şeyler olacağına inanabilir ve bu da güvenilir bir kişiye sahip olmayı zorunluluk gibi hissettirebilir.  

Ya da yalnızken nasıl rahat olunabileceğini asla öğrenemediniz. Hayattaki her şey gibi, öğrenilen şeyler de değişebilir. Yalnız kalmadan da yalnız kalmayı öğrenebilirsiniz, öyleyse başkaları olsun veya olmasın seçim hakkınız var demektir. Ve yalnız olma korkunuzun üstesinden geldiğinizde, sonuçta anında daha bağımsız ve özgüvenli olursunuz. Aslında yalnızlıktan korkmanın üstesinden gelmenin birçok avantajı vardır. Yalnız kaldığınızda sakince düşünmeniz için zamanınız olur ve yalnızca yalnız yaşayabileceğiniz özel bir huzur şekli vardır. Bazen yalnız başına harcanan zaman, başkaları ile harcanan zamanın daha eğlenceli olmasını da sağlayabilir. Unutmayın ki yalnız olmak, kimsesiz olmak anlamına gelmemektedir.

Yalnız Olmaya Karşı Kimsesiz Olmak

Hem kadınların hem de erkeklerin ilişki yaşamalarındaki başlıca sorunlu nedenlerden biri ve hatta kötü bir ilişki yaşıyor olmalarının nedeni, yalnız kalma korkusudur. Ve her iyi psikologun da bildiği gibi, korku kaynaklı bir ilişkinin kaderinde mutsuzluk ve gerçek olmayan bir ilişki vardır. Bir kişi kendi arkadaşlığından zevk almayı öğrenene kadar, korkular üzerine kurulu olan veya sona eren ilişkilere girdiğini keşfedebilir. Çoğu zaman, kendileri ile rahat olmayan kişiler, farkında olmadan yalnızca sahip oldukları en iyi kişiyle değil, aynı zamanda başkalarıyla da derin bir yakınlık yaşamaktan kaçınırlar.

Monofobinin Tedavisi

İlk adım, başkalarıyla da ilgili olduğu için, bir sorunun olduğunu itiraf etmektir. Unutulmamalıdır ki, hepimizin güçlü ve zayıf yönleri vardır ve zayıf yönlerinizi saklamanız, onların üstesinden gelmek ya da onlarla yaşamayı öğrenmek için olduğundan daha fazla enerji gerektirir.

Diğer fobilerde olduğu gibi, yalnız olma korkusu olan bir kişi, kendi sorunları hakkında konuşamaz ya da zorbalığa uğramıştır. Fobisi olan kişi tarafından hissedilen kaygı, bir soruna neden olmaya çalışmaz; Fobiye, yalnız kaldığında korkunç tehlikede olduklarını söyleyerek yanlışlıkla yardım etmeye çalışır. Bu kaygının gerçek bir zihinsel mantığı yoktur ve yalnız olmanın tehlikeli olmadığını ispatlamanın yolu, gerçeği yaşamaktır. Bu da, yapılandırılmış bir iyileştirme programının, fobinin kademeli olarak arttığı dönemlerde (yukarıda anlatıldığı gibi) uygulanması anlamına gelir.

En sık kullanılan tedavi şekli bilişsel davranış terapisi ve sistematik duyarsızlaştırma veya maruz bırakma terapisi şeklindedir. Ulusal Akıl Sağlığı Enstitüsüne göre, belirli fobileri olan kişilerin yaklaşık % 75’i bilişsel davranış terapisi yoluyla korkularını atlatmaktadır. Duyarsızlaştırma veya maruz bırakma terapisinde, korktuğunuz nesneye veya duruma karşı güvenli ve kontrollü bir şekilde maruz kalırsınız. En yaygın kullanılan maruz bırakma terapisi, korku üreten şey ile kademeli karşılaşmalar içerir; önce hayali olarak, daha sonra gerçek olarak. Korktuğunuz şeyle tekrarlayan biçimde yüzleşme sayesinde durumun, muhtemelen tatsız olmasına rağmen, zararlı olmadığını fark etmeye başlarsınız. Her maruz bırakılma ile fobiniz üzerinde artan bir kontrol hissi hissedersiniz. Durum ve kendiniz üzerindeki bu kontrol hissi maruz bırakma terapisinin en önemli yararıdır. Korkunuza karşı artık duyarsızlaştığınız için, yüzyüze geldiğinizde, artık kontrol edilemez bir panik tepkisi vermezsiniz. Gevşeme ve stres giderme teknikleri sıklıkla diğer terapötik (tedavi edici) yaklaşımlara eşlik eder. Gevşeme teknikleri spesifik nefes alma şekilleri, kas gevşetme eğitimi, rehberli zihinsel imgelem veya rahatlatıcı kendinle konuşma gibi şeyleri içerebilir.

Ayrıca, monofobi tedavisinde ilaç da kullanılabilir. Uyuşturucu ilaçlar, yalnız olma korkusu ya da başka bir fobiyi “tedavi” etmez, ancak belirtileri kimyasal etkileşim yoluyla geçici olarak bastırabilir.

Hipnoterapi de belirli fobiler için çok etkili olabilir.

Çevirmen: Gözlem Küçük
Kaynak: psychologistanywhereanytime

Libido Dergisi’nde yayımlanan, Libido Dergisi yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.

Yazar:

Libido Dergisi, psikanaliz, felsefe ve insan bilimleri alanlarında makale, deneme ve çevirileri içeren iki aylık bir psikanaliz dergisidir. Genel okur-yazar kitlede psikanaliz kuramlarına duyulan ilgilinin artması, psikanalizin yaygınlaşmasını amaçlamaktayız. Psikanaliz kuramlarına duyulan ilginin gelişmesi amacıyla farklı psikanaliz akımları hakkında en tutarlı akımları ve bilgileri okuyucu ile buluşturarak dergimizi ve psikanaliz hakkındaki Türkçe yazıları geliştirmeye çalışmaktayız.